İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Trafik Bilinci Kazandırma Eğitimi Programı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ile Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Konfederasyonu (TÜSKON) arasında imzalanan “Trafik Bilinci Kazandırma Eğitimi Protokolü” çerçevesinde, Türkiye genelinde, okul öncesi ve ilkokul çağındaki yaklaşık 5,5 milyon çocuğa trafik eğitimi verilecek
Trafik Bilinci Kazandırma Eğitimi Programı

Tanıtım programına İstanbul Millî Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Federasyonu (TÜSEKON)  İstanbul Şube Başkanı Murat Tekin, sürücü kursu eğitimcileri ve öğretmenler katıldı.

Çapa Fen Lisesi’nde düzenlenen programda konuşan İstanbul Millî Eğitim Müdürü Yelkenci, “Ağaç yaşken eğilir” atasözünün bizlere çok şey anlattığını belirterek  “Çocuklarımız tertemiz bir doğuşla, tertemiz bir fıtratla, çok büyük kapasiteli bir zihinle geliyorlar. Maalesef ebeveynler ve eğitimciler olarak bizler onların hem kapasitelerini biraz daraltıyoruz hem de o tertemiz yapıları üzerinde ciddi tahribatlar yapıyoruz. Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, yaptığı işlere bir yenisini daha eklemiş oluyor” dedi.

Toplumsal Geleceğimiz İçin Doğru Hamleler Şart

Yelkenci, velilerin çocuklara doğru örnekler gösterip, yanlışı uyguladıklarını anlatarak sözlerine şöyle devam etti:

“ Kırmızı ışıkta geçilmez diyoruz, fakat geçiyoruz. Yalan söylenmez diyoruz, pembe yalanlar söylüyoruz. Dersine disiplinli bir şekilde çalışmalısın diyoruz, fakat biz işimizi disiplinli bir şekilde yapmıyoruz. Ondan sonra çocuk büyüdüğünde, delikanlı olduğunda, genç kız olduğunda ondan hoşumuza gitmeyen hareketler ve cümleler sadır olduğunda, diyoruz ki  ‘Biz seni böyle mi yetiştirdik!’ Merak etmeyin yakında çocuklarımız ‘Evet, artık siz beni böyle yetiştirdiniz’ diyecekler.”

Daha önce Vali Vasip Şahin ile bu çalışmaların ilkokul sıralarına inmesi gerektiğini görüştüklerini anlatan Yelkenci bugün bu meseleye dair önemli bir adım atılmış olduğunu bu çalışmanın bütün aktörlerle beraber desteklenmesi halinde güzel sonuçlar doğuracağına inandığını kaydetti.

Adabımuaşeret ve Estetik Davranış Meselesi

Yelkenci,  teknoloji kullanımı ve trafik noktasında nasıl bir adabımuaşeret alanı çizileceğinin temel bir sorunsal olarak göründüğünü vurgulayarak sözlerine şu şekilde devam etti:

“Genel adabımuaşeret kurallarını öğrettiğinizde, edindirdiğinizde aslında insanoğlu, çocuklarımız,  gençlerimiz bilgilerle mukayese yaparak, oralardan referans alarak teknolojiyle ya da trafikle ilgili adabımuaşeret kuralının ne olduğunu neyi yapıp neyi yapmaması gerektiğini mutlaka bilir. Mesela normal şartlar altında, bir sohbet adabı, konuşma adabı diye bir muaşeret alanından bahsedebiliriz. Şimdi aynı şeyi telefona da çok rahat bir şekilde uyarlayabiliriz. Birisiyle konuşurken, birisiyle bir aradayken telefonunuzdaki mesajlarınıza bakmayın, telefonunuzdaki whatsappı kurcalamayın, facebooku kurcalamayın bu çerçevede birkaç kural olarak anılabilir.

Yine aynı şekilde trafikte de eğer siz bir kuralı ihlal ediyorsanız aynı zamanda bir başka sürücünün ya da yayanın hakkını gasp etmiş olursunuz. Ona saygısızlık yapmış olursunuz. Bu anlamda trafikte bir başkasının yolunu yani hakkını gasp etmek, yapılan yanlışlara tahammül edemeyip hakaretlerle çıkışmak, kendi önceliğini kendisinden daha zayıf olana; mesela yayaya öncelik vermemek gibi yanlış davranış ve tutumların genelde de yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Aslında adabımuaşeret kurallarını rahatlıkla buralara uyarlayabiliriz. Zira karşımıza saygısızlık, nezaketsizlik, sabırsızlık, tahammülsüzlük vb. gibi davranışlar olarak çıkan bu sorun, kurallara belli bir ceza-i müeyyideden korunmak için uymanın ötesinde bir estetik davranış meselesidir. ”

Türkiye olarak yapmamız gereken birinci işin, öncelikle genel anlamda doğru deneyimi ve bakış açısını oluşturmak olduğunun altını çizen Yelkenci, Almanya’da yaşanan bir trafik kazasında kaza geçiren öğrencinin trafik eğitimi alıp almadığından öğretmenin sorumlu tutulması olayına değinerek eğitimin bu şekil bir zemine oturtulması gerektiğini ifade etti.

Yelkenci, eğitimin sadece Millî Eğitim Bakanlığının altından kalkabileceği bir mesele olmadığını tam aksine herkesin topyekûn yapması gereken bir seferberlik işi olduğunu kaydederek sözlerini şöyle tamamladı:

Trafik ve İnsanlar Arasındaki İletişim Düzeyi

“Trafik Adabı kitabımızın arka kapağında Doğan Cüceloğlu’ndan bir söz yer alır: ‘Bir toplumda insanlar arasındaki iletişim düzeyini görmek istiyorsanız o ülkenin trafiğine bakın’.

Trafikte herkesin dört elle sarılması gereken husus,  aslında bizim geleneğimizde, kültürümüzde zaten yüzyılların sonucunda oluşmuş olan zemine oturtabilme gerekliliğidir. Bunu oturtabildiğimiz zaman çok daha hızlı yol kat edeceğiz. İşte biz bunu son 3-4 senede özellikle Bakanlık olarak ayrıca Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü yapmış biri olarak yaptığımız çalışmalarda gördük.  Doğru yerden başladığımızda, hareket zeminini doğru belirlediğimizde ne kadar çabuk ne kadar hızlı yol aldığımızı gördük.  Hep beraber müşahede ettik ki bu noktadaki çalışmalarımızı sektör de sahiplendi, sektör de bizimle beraber elini taşın altına koydu. Riskler aldı ve en nihayetinde beraber yürünen bir yol haline gelmiş oldu. Nitelikli eğitim süreçlerinin sonraki zamanlar için olumlu sonuçlar doğuracağına ve daha evvel gündeme getirdiğimiz trafik adabı konusunun kamuoyu tarafından sahiplenileceğine inancımız tamdır. İşte bu noktada bu çalışmanın da yine konuşmamın başında anlatmaya çalıştığım gibi bütün aktörlerle beraber desteklendiğinde çok daha kolay başarıya ulaşabileceğinin altını tekrar çizmek istiyorum.”

 

31-03-201731-03-201731-03-201731-03-201731-03-2017

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.