İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi Sertifika Töreni

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi Sertifika Töreni

İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Üniversitesi ortaklaşa olarak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planı Kapsamında düzenlediği “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi” sertifika töreni yapıldı.

Sertifika törenine; İstanbul Millî Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Elif Hobikoğlu ve öğretmenler ile akademisyenler katıldı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi ile kadına yönelik şiddetin önlenmesi, şiddetin sürdürülmesinde önemli bir etmen olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin nedenlerinin ve sonuçlarının kavranması, bireysel olarak eşitsizliğin ortadan kaldırılması için yapılabileceklerin içselleştirilmesini sağlamak amaçlanıyor.

Eğitim sonunda öğretmenlerden toplumun, cinsiyetlere yüklediği yargıları fark edip, öğrencilerine bu kalıp yargılardan bağımsız kendi potansiyellerini gerçekleştirecekleri eğitim öğretim ortamı sunmaları hedefleniyor.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi Sertifika Töreninde konuşan İstanbul Millî Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, sözlerine şöyle başladı:

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitiminin amacı elbette ki kadına yönelik şiddeti engellemek. Cinsiyeti malum doğuştan getirilen özellikleri itibariyle tanımlıyoruz ama yüzyıllar boyunca oluşturulan toplumsal yargılar üzerinden oluşturulan bir realite de var. Bu toplumun üyeleri olarak bunların bir kısmını kadının önünde bir sorun, bir engel, kocaman bir cam tavan oluşturduğunu ve psikolojik bazı sorunlar doğurduğunu hepimiz beraberce görüyoruz. Bunlar aynı zamanda kadına şiddetin önemli sebeplerinden. Bunları ortadan kaldırdığımızda, kadına yönelik şiddeti de ortadan kaldırabilmış olacağımızı düşünüyoruz. Bunu ortadan kaldırabilmemizin de ancak eğitimle mümkün olacağını ve bu eğitimi verecek kişilerin de eğitiminin çok önemli olduğunu söylemek gerekir.”

Yelkenci, Toplumsal cinsiyet nedir? Toplumsal cinsiyetin tanımı nedir? Toplumsal cinsiyetin, cinsiyetle bir ilişkisi var mıdır? Toplumsal cinsiyet nasıl bir süreçtir? Toplumsal cinsiyet ve eğitim ilişkisi nedir? Toplumsal cinsiyet eğitim süreciyle nasıl yeniden üretilir? Toplumsal cinsiyetin güçle ve şiddetle ne gibi bir ilişkisi vardır?  Toplumsal cinsiyetin şiddeti besleyen kanalları nelerdir? Konularında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimini verdiklerini söyledi.

Sadece bu eğitimlerle bu konuda yürümediklerini belirten Yelkenci, sözlerine şöyle devam etti:

“ Bunun yanında eğitim ortamlarında yani okullarımızda bazı standartları oluşturarak bu amaca yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu noktada Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine dayalı okul standartları genel itibariyle insan haklarını, çocuk haklarını, kadın haklarını esas alan hak temelli bir çerçeve olarak karşımızda durmaktadır. Okul popülasyonunun tümünü  yani öğrenci, öğretmen, veli, yönetici, servis şoförü, kantin çalışanı aklınıza kim geliyorsa bütün hepsini kapsayan bir çerçevedir aynı zamanda.”

Okulun Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini geliştirmesine rehberlik eden uygulamayı kolaylaştırdığını vurgulayan Yelkenci, aynı zamanda okulun kendini değerlendirmesine de olanak sağlayacağını ifade etti.

Yelkenci, okul standartlarının; sınıf içi uygulamalar, eğitim materyallerinin konu, metin ve görselleri, öğrencilerin ders dışı etkinliklere katılımı, öğretmenlerin tutum ve davranışları, veli ile olan ilişkiler, mesleki, eğitsel ve bireysel rehberlik hizmetleri ve cinsel istismar başta olmak üzere şiddet ve zorbalığı önleme konularında geliştirilmiş standartlar olduğunu kaydetti.

Bu standartları sağlama gayreti ile beraber aynı şekilde devam edecek olan eğitimlerimizde de bu konuda kısa sürede çok yol kat etmek istediklerini belirten Yelkenci, sözlerini şöyle tamamladı:

“ Kadına yönelik şiddet cümlesini kurmak bile istemiyoruz. Gündemimizde hiçbir şekilde olmasını arzu etmediğimiz bir durumdur. Hepimizin tabi ki başta kendimizi koyuyoruz bu işin merkezine annesi, eşi, kız çocuğu var. Bunun kendi etrafımızda olduğunda ki tepkimiz, bu noktadaki hassasiyetimiz bizim  bu konudaki çalışmalarımızı belirliyor. O yüzden biran evvel ülkemizin gündeminden kadına yönelik şiddet gibi bir konuyu en kısa sürede kaldırmak düşüncesiyle ve gayretiyle çalışmaktır. Hepinizi tekrar saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.”

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve eğitimini önemsediklerini vurgulayarak sözlerine başlayan İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, şunları kaydetti:

“Bundan daha önemlisi İstanbul Üniversitesi olarak sahip olduğumuz birikimi ve insan kaynağından oluşan kapasitemizi tüm kurumlarla paylaşma duyarlılığı içerisindeyiz. Birçok kurumla ortak iş yapma tecrübesine de sahibiz. Burada da bu tecrübenin ne kadar yararlı olduğunu somut olarak da görmüş olduk. Emeği geçen herkese başlangıçta teşekkür ediyorum. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği dediğimiz zaman biz Üniversitemizde esasında 4 guruba karşı daha çok sorumluluğumuzun olduğunun farkındayız. Bunu da değişik vesilelerle araştırma ve çalışmalarla veya programlar tertipleyerek de yerine getirmeye çalışıyoruz. Bunların başında hiç şüphesiz ki kadınlarımız, çocuklarımız, yaşlılar ve engelliler gelmekte.”

Türkiye’deki 65 yaş ve üstü nüfusun yaklaşık 7 milyon 800 bini yaşlı olduğu düşünülecek olduğunda oranlandığında İstanbul’da 1 buçuk-2 milyon arasında yaşlı kitlenin olduğunu belirten Prof. Dr. Ak, sözlerine şöyle devam etti:

“ Bu Toplumsal Cinsiyet Eşitliği eğitiminde sadece iş hayatındaki kadınlarımızı değil, esasında daha sonra bizleri yetiştiren ama belki bizim hizmetlerimize ihtiyacı olan kadınlarımızı da düşünmekte fayda var. Biz üniversitemiz içerisinde bir laboratuvar kurduk İstanbul Kalkınma Ajansı çerçevesinde. Bununla yaşlılarımızın teknolojiyi kullanmalarını veyahut teknolojileri kullanarak yaşlıların hayatlarını tanzim etmeyi amaçlıyoruz. Burada yine bu aldığınız eğitimin neticesi gündemimizde olması hiç şüphesiz ki sorumluluğumuzdur diye düşünüyorum.”

İstanbul Üniversitesi’nin bu eğitimin paydaşı olmamasının tesadüf olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ak, “ Baktığımız zaman Türkiye ortalamasının üzerinde bir kadın nüfusuna sahibiz ve bu anlamda da bir duyarlılık içerisindeyiz. İşte 25 yılı aşan kadın çalışmaları, yüksek lisans programımız ve yine burada üretilen çalışmaların yayınlandığı kadın araştırmaları dergimiz ve kadın çalışmaları araştırma merkezimiz yoluyla önce kadınların karşı karşıya kaldıkları sorunları tespit etmek sonra bu adımların çözümlerini aramak ve şimdi gelişen bu düzeyde de sorun bazından daha çok kadınların sahip olduğu birikimi toplumun hizmetine nasıl sunabiliriz? Bu başlık altında onun arayışı içerisindeyiz.” dedi.

Buradaki eğitimin sadece çalışan kadınlar olarak değil, hem genç nesil bakımından hem de yaşlı kadınlar bakımından da sonuçlarını suncakları bir imkân olduğunu da belirten Prof. Dr. Ak, sözlerini şöyle tamamladı:

“ İstanbul kendi başlı başına cazibe merkezi, İstanbul’daki birçok değer Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bu anlamda Üniversitemizdeki kadın mevcudu yanında Türkiye İstanbul’daki özellikle yüksek öğretimdeki kadın sayısı bakımından da Türkiye ortalamasının üzerindedir. Mesela bizim üniversitemizde kadın çalışanı yüzde 57’si idari personel bakımından, öğrencilerimiz açısından da yüzde 53’ü kız öğrencilerimizdir. Daha güzel olan tarafı da İstanbul’da 30 bin uluslararası öğrenci var. Bu 30 bin uluslararası öğrencinin 3200’ü Suriyeli öğrencidir. Bu öğrencilere baktığımız zaman yüzde 40’ı kız öğrencilerden oluşmaktadır. Yani İstanbul ve İstanbul’daki kurumlar uluslararası kadınlar bakımından da emniyetle gelinecek ve buradan feyz alınacak şehir ve kurumlar olarak görülmektedir. Bu yönüyle de sizlerin aldığınız sertifika eğitimi ve tabiî ki sahip olduğunuz bizzati birikimleriniz, burada kadın erkek bütün nüfusumuzun huzur içerisinde, güven içerisinde ve kendi birikimlerini tüm topluma sunacak bir özgüvenle yaşayabileceklerinin bir göstergesidir. Bu vesileyle Bu programın ortaya çıkmasına öncülük eden Millî Eğitim Müdürlüğümüze ve bunu il kalkınma planına alınmasındaki çabasına ve bu eğitimde eğitici olarak yer alan üniversite mensuplarına, bu fikri katılarak destekleyen siz değerli meslektaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu atılan tohumun karşılıksız olmayacağını ve çok yakın zamanda sonuçlarının alınacağına olan inancımı belirterek herkese saygılar sunuyorum.”

Törende konuşmaların ardından katılımcılara Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi Sertifikaları verildi.

 

17-05-201817-05-201817-05-201817-05-201817-05-201817-05-201817-05-201817-05-201817-05-2018

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.