İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Mesleki ve Teknik Eğitimin Dönüşümü

Millî Eğitim Bakan Yardımcımız Sayın Mahmut Özer, mesleki ve teknik eğitimdeki dönüşümü ve gelişmeleri anlattı.
Mesleki ve Teknik Eğitimin Dönüşümü

Millî Eğitim Bakanlığımız, 2023 Eğitim Vizyonunu açıkladıktan sonra mesleki ve teknik eğitim alanında önemli adımlar atıyor. Yıllardan beri şikâyet edilen konular birer birer çözülürken farklı alanlarda sektörler Bakanlığımız ile her gün yeni iş birliği protokolleri imzalıyor. Sektörler, iş dünyası ve Bakanlığımız arasındaki bağ eskiye göre daha çok güçlenmeye, dolayısıyla mesleki ve teknik eğitimle ilgili umutlar yükselmeye ve algı olumlu bir şekilde dönüşmeye başladı. Millî Eğitim Bakan Yardımcımız Sayın Mahmut Özer, mesleki ve teknik eğitimdeki dönüşümü ve gelişmeleri Milat gazetesine anlattı.

Ortak Bir Sinerji Oluştu

 2023 Eğitim Vizyonu açıklandıktan sonra mesleki ve teknik eğitimde yeni projeler uygulamaya konuyor ve iyileştirmeler yapılıyor. Sektörlerde de ciddi bir hareketlilik yaşanmasına yol açan gelişmelere dikkat çeken Millî Eğitim Bakan Yardımcımız Sayın Mahmut Özer, “Aslında mesleki ve teknik eğitimdeki sorunların tespiti ve çözüm önerileri ile ilgili yeterince araştırma, saha taramaları ve tartışmalar yıllardır yapılmaktadır. Yapılan çalışmalara baktığınızda hem sorunların tespitinde hem de çözüm önerilerinde bir mutabakat olduğu rahatlıkla görülmekte. Dolayısıyla biz tespit edilmiş sorunları tekrar tekrar tespit etmeye çalışmadık, tam tersine hızla çözüm yönünde adımlar attık. Eğitimde doğru adımlar attığınızda sadece ilgili alanla ilgili sorunları çözmüyor, diğer alanlarda da iyileştirmeyi beraberinde getiriyor. Burada en büyük avantajımız mesleki ve teknik eğitimin iyileştirilmesi konusunda toplumda, kamu kurum ve kuruluşlarında ve özel sektörde ciddi bir mutabakatın varlığı ve harekete geçme iradesi oldu. Her gittiğimiz yerde sorununun çözümü için ilgili paydaşları adım atmak için hazır bulduk. Böylece ortak bir sinerji oluştu. Dolayısıyla kısa sürede mesleki ve teknik eğitimin iyileştirilmesi kapsamında önemli mesafe alabildik.” şeklinde konuştu.

Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Paydaşların arttırılması sürecinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iki alanda ortak hareket ettiklerini belirten Özer bu iki alanı şu şekilde anlattı:  “Birincisi turizm alanında nitelikli eleman ihtiyacının karşılanması için bu alanda eğitim veren mesleki ve teknik Anadolu liselerinin yeniden yapılandırılmasını kapsıyor. Protokol kapsamında 11 mesleki ve teknik Anadolu Lisesi ile oteller eşleştirildi. Bu okullarımızda İngilizce ve Rusça zorunlu yabancı dil eğitimi verilecek. Ayrıca bölgesel turist profiline göre öğrencilere Almanca, Arapça, Rusça ve Çince dillerinden seçmeli ders seçenekleri sunulacak. Bu okullardaki ders dağılım çizelgeleri ve ders müfredatları da Kültür ve Turizm Bakanlığı ve sektörle birlikte yeniden yapılandırıldı. Bu okullardaki alan öğretmenlerinin mesleki gelişim eğitimleri de düzenli aralıklarla sektör tarafından verilecek. Öğrenciler lise ikinci sınıfta 2019 Nisan ayından itibaren otellerde beceri eğitiminde aylık yaklaşık 2 bin TL ücret ve burs alacaklar ve bu miktar üst sınıflarda giderek artacak. Öğrenciler mezun olduklarında da sektörde istihdam edilecekler. İkincisi İstanbul’da Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin kurulması idi. Son yıllarda geleneksel Türk sanatları alanında önemli gelişmeler olmasına rağmen bu alanda ortaöğretim seviyesinde eğitim verilmiyordu. Hem bu açığı kapatmak hem de geleneksel Türk sanatlarını gelecek kuşaklara aktarabilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa İstanbul’da Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurduk. Ders dağılım çizelgesi ve derslerin müfredatlarının hazırlanma çalışmaları sanatçılarımızın yoğun katılımlarıyla tamamlandı. Önümüzdeki eğitim-öğretim yılı itibariyle öğrenci almaya başlıyoruz. Böylece, Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile birlikte hareket ederek geleneksel Türk sanatları alanındaki önemli bir eksikliği gidermiş olacağız.”

Sektörle Çoklu İş Birlikleri

Önceki yıllarda mesleki ve teknik eğitime ilişkin sektörden gelen en büyük eleştiri, kendilerinin görüşlerine başvurulmadan politikaların belirlenmesi ve programların yürütülmesiydi. Bunun bir algı olduğunu kaydeden Özer,  “Aslında, Millî Eğitim Bakanlığı ile sektörler arasında temaslar ve iş birlikleri sürekli vardı. Biz bu iş birliklerini sistematik hâle getirdik ve yeni bir iş birliği modeli önerdik. Tüm sektörlerde, kendilerinden herhangi bir talep beklemeden biz sektörlere gitmeye gayret ediyoruz. Önerimiz eğitim sürecini birlikte yürütmek ve yönetmek oluyor. Müfredatı birlikte güncellemeyi, öğrencilerin beceri eğitimlerini sektörün gerçek iş ortamlarında yapmalarına ve alan öğretmenlerinin mesleki gelişim eğitimlerinin düzenli bir şekilde yapılmasına destek vermelerini istiyoruz. Ayrıca sektördeki deneyimli uzmanların alan ve dal derslerine girmelerine ve okul yönetim sürecinin de birlikte değerlendirilmesine imkân tanıdık. Aslında yıllardan beri onların özlemlerinin de bu olduğunu gördük. Mesleki ve teknik eğitime katkı vermelerine rağmen süreçlerde yeterince yer alamamaktan şikâyetçi olduklarını gördük. Dolayısıyla bizim önerilerimizle onların talepleri bire bir örtüştü. Böylece tüm alanlarda inanılmaz sayıda ortak harekete imkân veren iş birliği protokolleri imzaladık. Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’un konuşmalarında sıkça ifade ettiği gibi sektörün iş birliği taleplerine artık yetişemiyoruz. Her gün yeni iş birliklerini hayata geçiriyoruz. Bu bağlamda aslında Millî Eğitim Bakanlığı ile sektörler mesleki ve teknik eğitim alanında rezonans oluştu.” dedi.

Mesleki ve Teknik Eğitimde İş Birliği Protokolü

Bakan Yardımcımız Mahmut Özer, Ocak ayında İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile imzalanan Mesleki ve Teknik Eğitimde İş Birliği Protokolünün de bu kapsamda önemli bir adım olduğunu kaydetti.  Bu protokolün mesleki ve teknik eğitimle ilgili tüm dönüşümü içerdiğini ifade eden Özer, “İlgili paydaşlarımızın her birinin zaten yıllardan beri mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi ile ilgili çok sayıda projesi vardı. Burada en çarpıcı olan Bakanlıkların ve sanayi ve ticaret hayatının önemli temsilcilerinin artık mesleki ve teknik eğitimin ülkemizde iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi yönünde bir araya gelip ortak hareket etme iradeleridir. Bu çok kıymetli bir adım oldu. Bu adımlar mesleki ve teknik eğitimin algısını da pozitif yönde etkileyecek ve değerini artıracaktır.” ifadelerini kullandı.

Tüm İllerimizi Kapsayan İş Birliği

Bu hafta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile ‘81 ilde 81 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ iş birliği projesini başlatıldı.  Bu da önemli bir adım oldu.  Bakan Yardımcımız Mahmut Özer, tüm eğitim süreçlerini ortak yönetme ve diğer özelliklerin tümünü kapsayan bu projenin en önemli özelliklerinden birinin bu iş birliğinin tüm illerimizi kapsaması olduğunu vurguladı.  Diğer taraftan TOBB’un mesleki ve teknik eğitimle ilgili değerli birikimini de bu okullara aktarma imkânı bulunacağını söyleyen Özer, seçilen 81 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 81 Tasarım-Beceri Atölyesinin kurulmasıyla öğrencilerimizin gelişimlerinin sağlanacağının altını çizdi. Özer,  “Bu iş birliğinde hedefimiz seçilen okulların o illerde mesleki ve teknik eğitimde mükemmeliyet merkezi olma yönünde ilerlemelerine destek vermektir.” dedi.

Birikime Yaslanan Dinamik Bir Yapı

 ASELSAN ve İTÜ ile ortak Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri kurduklarına dikkat çeken Bakan Yardımcımız Mahmut Özer, bu okullarla neyi hedeflerini ise şöyle açıkladı:  “Mesleki ve teknik eğitimde üzerinde durduğumuz iki nokta var. Birincisi ülkemizin önceliklerine ve ihtiyaçlarına göre hareket eden dinamik bir mesleki ve teknik eğitim inşa etmek istiyoruz. İkincisi mesleki ve teknik eğitimi bu minvalde inşa ederken ülkemizin tüm kaynaklarını ve birikimlerini kullanmak istiyoruz. ASELSAN ve İTÜ ile ilgili atılan adımlar bu iki noktayı da kapsıyor. Savunma sanayinde ülkemiz çok önemli hamleler yaparken bu alanda mesleki ve teknik ortaöğretimde eğitim vermediğimizi gördük. ASELSAN ve MEB olarak böyle bir lisenin kurulmasında mutabık kaldık. Süreç çok hızlı ilerledi ve sonuçta yukarda değindiğimiz iş birliği özelliklerini kapsayacak şekilde Ankara OSTİM’de ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini kurduk. Bildiğiniz gibi İTÜ mühendislik alanında en güçlü ve tarihsel birikimi oldukça kuvvetli olan üniversitelerimizden birisi. İTÜ’nün ayrıca artırılmış sanal gerçeklik (AVR) yaklaşımı ile mesleki İngilizce öğretimi ile ilgili de önemli birikimi var. Tüm bu birikimler ve deneyimlerden mesleki ve teknik eğitimde yararlanmak istedik. Önerimizi İTÜ yönetimi ile paylaştık, büyük destek verdiler. Benzer şekilde İTÜ ile İstanbul’da İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini kurduk.”

İyileştirmenin Boyutları

Son aylarda Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerle ilgili çok sayıda iyileştirme yapıldı. Örneğin Mesleki ve teknik eğitimde döner sermaye kapsamında üretimden yapılan %15 hazine kesintisi %1’e düştü. Okul yöneticileri ile ilgili mesleki ve teknik eğitim alan öğretmeni olma şartı getirildi. 

Bakan Yardımcımız Mahmut Özer, bunlarla ilgili yapılan çalışmaların, bir taraftan sektörler ve saha ilgili araştırmaları diğer yandan Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerine yönelik öğretmenler ve yöneticileri kapsayan araştırmaları içerdiğini söyledi.  Özer, “Öğretmenlerimiz ve yöneticilerimizin iyileştirme taleplerinde iki konu öne çıktı. Birincisi bu okullarımızda öğrencilerimizin uygulama becerilerini geliştirmelerine büyük katkı sunan döner sermaye kapsamında yapılan üretimden kesilen %15’lik hazine kesintisinin %1’e düşürülmesiydi. Bu konuyu Hazine ve Maliye Bakanlığına ilettik, uygun görüldü ve 28 Kasım 2018 tarihi itibariyle hazine kesintisi %1’e düşürüldü. Bu düzenlemenin mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesine çok önemli katkıları olacak. Öğrenciler bu kapsamdaki üretimde sektörün talep ettiği becerileri eğitimleri aşamasında kazanacaklar. Bu istihdamlarını da kolaylaştıracaktır. Diğer konu mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında müdür olarak görevlendirilecek öğretmenlerin mesleki ve teknik eğitim alanından olması talebi idi. Yönetici görevlendirme yönetmeliğinde yapılan ve 9 Şubat 2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına müdür atanmasında mesleki ve teknik eğitim alan öğretmeni olma şartı getirildi. Böylece okullarımızdan gelen iki ana talep de karşılık bulmuş oldu.” şeklinde konuştu.

AR-GE İş Birlikleri

 Mesleki ve teknik eğitimin kalitesini artırmak için alan öğretmeleri ile ilgili çalışmaların çok boyutlu olarak devam ettiğini kaydeden Özer, “Mesleki ve teknik eğitimin kalitesini artırmada öğretmenlerimizin bilgilerini sürekli güncelleyecek hizmet içi eğitimler ve işbaşı eğitimleri çok önemli. Bu konu üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Bu konuda ilk açılımı üniversitelerimizin teknoparkları ile yaptık. Teknoparklarda alan öğretmenlerimizin yer almaları ve alanları ile ilgili düzenli eğitime katılmaları ve AR-GE iş birliklerinin güçlendirilmesi için ilk adımı İstanbul’da attık. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Teknokent ile “AR-GE Merkezleri ile Mesleki ve Teknik Eğitimi Geliştirme” iş birliklerini başlattık. Bu adımların kapsamını genişletmek için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile tüm teknokentleri kapsayacak şekilde bu bağlamda iş birliği hazırlık çalışmalarımız devam ediyor. Diğer taraftan 2019 yılı mesleki ve teknik eğitim alan öğretmenleri ile kapsamlı bir işbaşı eğitim paketi hazırladık. Bu çerçevede 2019 yılında 3 bin 400 öğretmenimiz işbaşında, 4 bin öğretmenimiz ise ilk kez uzaktan eğitim alacaklar. Yeni imzaladığımız ve yukarda kısaca değindiğim iş birliği protokolleri kapsamında da sektörler 500 alan öğretmenimize işbaşında eğitim imkânı sağlayacaklar. Bu sayının artacağını düşünüyoruz. Savunma Sanayi Başkanlığımızla bu hafta imzaladığımız ortak iş birliği kapsamında da savunma sanayi ile ilgili alanlardaki 2023 öğretmenimize kapsamlı mesleki gelişim eğitimi verilecek. Bu kapsamda 2019 yılında 500 alan öğretmenimize eğitim imkânı sağlayacaklar. Dolayısıyla 2019 yılında toplam 8 bin 400 öğretmenimize yönelik işbaşı eğitimi planlaması yaptık ve uygulama başladı. 2018 yılında alan öğretmenlerine yönelik işbaşı eğitimi alan öğretmen sayısı 2019 yılındaki planlanan sayı ile karşılaştırıldığında bu yıl geçen seneye oranla iş başı eğitimi alacak öğretmen sayısında yaklaşık dört katlık artış sağlamış olacağız. Ayrıca alan öğretmenlerimize yönelik yurt dışı eğitimler de detaylı bir şekilde planlandı. Özetle, öğretmenlerimiz profesyonel gelişimini destekleyecek adımları sürdüreceğiz.” dedi.

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.