İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Mehmet Akif Ersoy´un Vefatının 80. Yıl Dönümü

İstiklal Harbi’mizin büyük mücadele adamı, İstiklal Marşı’mızın büyük şairi Mehmet Akif Ersoy, vefatının 80.yıl dönümünde mezarı başında anıldı.
Mehmet Akif Ersoy´un Vefatının 80. Yıl Dönümü

İstiklal Harbi’mizin büyük mücadele adamı, İstiklal Marşı’mızın büyük şairi Mehmet Akif Ersoy, vefatının 80.yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

Edirnekapı Şehitliğinde düzenlenen anma törenine, İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Ömer Faruk Yelkenci, Eyüp İlçe Kaymakamı Sayın Abdullah Dölek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Sayın Abdurrahman Şen, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Adem Korkmaz, Mehmet Akif Ersoy’un torunu Sayın Selma Argon Hanımefendi ve il genelinden öğrencilerimiz katıldı.

Kendini Milletinin Huzurunda Gördü

Törende İl Millî Eğitim Müdürümüz Ömer Faruk Yelkenci, konuşmasına vatanı için kalemiyle, silahıyla mücadele eden şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anarak başladı. Yelkenci, Mehmet Akif’in büyük şair olması yanında hem Osmanlı devletinin, coğrafyasının hâli pürmelalini hem de dönemin sosyolojisini ve insanlarımızın ruh halini bize anlatması açısından numune-i imtisal olduğunu belirtti.Akif’in “Kendimi milletimin huzurunda gördüğüm günden beri sanattan ziyade cemiyeti düşünmek istedim” diyerek işin başından itibaren halkla iç içe yaşadığını, onların dertleriyle dertlenip, sevinçleriyle sevindiğini hatırlattı.

Nerede Sıkıntımız Varsa Orada Oldu

Daima sosyal hayatın çeşitli meselelerini şiirlerinde ele alan Mehmet Akif’in toplumcu yönünü hatırlatan Yelkenci, Akif’in şiirlerinden örnekler sunarak şöyle devam etti:

“‘Küfe’ şiiri, şairin sosyal tarafını göstermesi açısından önemlidir.Şair, bu şiirinde okumak istemesine rağmen babasından kalan kendinden daha büyük bir küfe ile hamallık yapmak zorunda kalan Hasan adındaki 13 yaşındaki çocuğun hayatı anlatır. Okumayı arzulayan fakat genç yaşta babasını kaybettiği için öfkesini küfeden çıkaran yetim Hasan’ın, sonunda küfeye mahkûm olması üzülerek anlatılır. Akif’in en çok okunan ve tanınan şiirlerinden olan ‘Seyfi Baba’da, şair hastaya sahip çıkmanın ne demek olduğunu anlatır.‘Küfe’de olduğu gibi İstanbul’un kenar mahallelerini adeta bir sosyolog bakışıyla tahlil eder. Bu şiirde Akif, özellikle Seyfi Baba’ya yardım etmek için cüzdanını açtığında para bulmayınca ‘Ya hamiyyetsiz olaydım, ya param olsa idi!’ dizesinde hayata bakışını aksettirdiği gibi dönemin sosyolojisini bütün çıplaklığıyla gözler önüne serer.

Aynı zamanda tamamen sıkıştırılmış bir devlet ve birçok sıkıntılar içinde yaşayan bir milletin sesi olarak Mehmet Akif, “Yok musun ey adl-i İlâhi!” derken de o dönemin ruh halini çok çarpıcı bir biçimde ifade etmektedir.Bunlar onun ne kadar büyük, ne derece güçlü olduğunun somut birkaç göstergesidir. Mehmet Akif, nerede bir sıkıntımız varsa orada olmuş nerede bize örnek olacak bir şey varsa onu şiiri ile bize taşıma çabasını göstermiş büyük bir şair olarak karşımızda durmaktadır.”

Yelkenci, Mehmet Akif’in yaşadığı dönemde bir şairin yapacağından çok fazlasını mesuliyet bilinciyle üstlendiğini vurguladı. Onun bize, geleceğe dair öngörüleriyle neyi nasıl yapmamız gerektiğini, bir millet olarak, ülkemize yönelecek hayâsızca akınlara karşı gövdemizi siper ederek sımsıkı kenetlenmek dışında bir çıkışın bulunmadığınıİstiklal Marşımız başta olmak üzere pek çok şiirinde dile getirdiğini kaydetti.

İstiklal Şairimizin İki Emaneti: Safahat ve Asım’ın Nesli

Mehmet Akif Ersoy’un bizlere iki büyük emanet bıraktığının altını çizen Yelkenci, sözlerini şöyle tamamladı:

“  Bunlardan ilki kendisinin aczinin gözyaşları olarak andığı şiirlerini bir arada sunan Safahat kitabıdır.Hemen ifade etmeliyim ki Mehmet Akif, Safahat’ı tanımlarken kaleme aldığı manzum önsözde yer alan “Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzarım!” dizesiyle de büyük bir mütevazılık örneği sergiler.Milli şairimizin ikinci emaneti ‘Asım’dır. Biliyorsunuz onun ideal nesli Asım’ın neslidir. Bir şiirinde Asım’ı anlatırken şöyleder: “Asım’ın nesli... diyordumya... nesilmiş gerçek/İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek”. Gerçekten o dönemde bunu Çanakkale Muharebesinde gördük, Kutu’lAmare’de gördük, İstiklal Harbimizde gördük.  Son olarak bu dizelerin tezahürünü 15 Temmuz darbe girişimime karşı milletimizin sergilediği haysiyetli ve vakur karşı koyuşta gördük. Temennim odur ki,  bundan sonra memleketimizin birlik ve beraberliğine, kardeşliğine yönelecekbütün saldırılarda bizlerve Asım’ın nesli olaraksiz gençler,  istiklal ve istikbalimizi daima muhafaza edeceksiniz. İnşallah Türkiye Cumhuriyeti kıyamete kadar bu şuurla yaşamaya devam edecek.”

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Adem Korkmaz ise,ebediyete intikalinin 80.yılında İstiklal şairimiz Mehmet Akif´i sevgiyle, saygıyla ve minnetle andıklarını ifade etti. Ardından onun adını taşımaktan gurur duyduklarını fakat bunun aynı zamanda kendilerine büyük bir sorumlulukyüklediğini belirtti.

Zor Zamanda Bize Çıkış Yolunu Gösterdi

Korkmaz, usta şairin ismini taşımanın elbette kolay olmadığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:

“ Bizde üniversite olarak onun adına ve misyonuna yakışır çalışmalar içerisinde bulunmak istiyoruz. İnsanlar vardır, doğar, yaşar, ölür ama ölmez. İşte Akif, böyle büyük bir insan… İslam şairi, özgürlükşairi;Türk milletinin, İslam dünyasının dara düştüğü, zora düştüğüalanlarda bize karanlık içerisinde ışığı gösteren Akif’in huzurunda söz söyleme cesaretinde bulunmak elbette kolay bir şey değil. Ancak Akif içinde bulunduğu dönemde asla umutsuzluğa düşmemiş,asla şartların kendisine biçmiş olduğu elbiseyi giymemiş, haykırmış hatta bir şair olarak kalmamış özgürlük mücadelesinin her safhasına varlığıyla, zihniyle bilfiil katılmış bu anlamda bizlere oldukça önemli mesajlar vermiştir.”

15 Temmuz’a Karşı Asım’ın Nesli Direndi

Şairin “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!” sözünü hatırlatan Korkmaz, Akif’in bugün için taşıdığı değeri, İstiklal Harbine dergisiyle aktif olarak katılması, insanlığı, kişiliği, dürüstlüğü,  haysiyeti, sade hayatı üzerinden örneklendirdi. Mehmet Akif Ersoy’un, eserleriyle, şiirleriyle, azmiyle günümüzde de bizlere öncülük etmeye devam ettiğini vurgulayan Korkmaz, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:

“İşte bu dua kabul olsa gerek ki ülkemiz üzerinde bir takım haince planlar yapanların planları ellerinde patlamış ve bu millet 15 Temmuz gecesinde yine bir karanlık gecede, Akif’in ruhuyla, Asım’ın nesli ayaklanmıştır.  Kendi özgürlüğünü ve geleceğini başkalarının iki dudağı arasından çıkacak sözlere bırakmayarak İstiklal Marşı’nı sabahlara kadar, ezanlarıyla salalarıyla dillendirmiştir.”

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Korkmaz konuşmasının ardından Mehmet Akif Ersoy’un mezarına üniversite adına çelenk koyarak Burdur’dan getirdiği toprağı mezara serpti.

Tören sonunda katılımcılar ve öğrenciler Mehmet Akif Ersoy’un mezarı başında dua ettiler.

28-12-201628-12-201628-12-201628-12-201628-12-201628-12-201628-12-201628-12-201628-12-2016

28-12-2016

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.