İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Masalla Anlat Kalıcı Olsun

Masalla Anlat Kalıcı Olsun Projesi, develer tellâl, pireler berber iken anlatılmaya başlanmış masalların sınıflara taşınması bakımından çok önemli. 
Masalla Anlat Kalıcı Olsun

Masallar,  kötü kalpli kraliçeden masum prensese, hain kurttan kırmızı başlıklı kıza, uçan halılar, sihirli anahtarlar, uyuyan devler, konuşan hayvanlar çocukluğumuza ve yetişkinliğimize yüzyıllardır sızıp duran anlatılardır.  

Masalla Anlat Kalıcı Olsun Projesi eğitimciler ve çocuklarla verimli zaman geçirmek isteyen herkes için örnek bir uygulama olmaya aday.  Proje masalların neden önemli olduğunu dahası; öğretmenlerin sınıfta kullandığı teknikleri,  çocuklardan ve velilerden aldığı geri bildirimleri sunarken, masalların sınıf ortamında ne şekillerde değerlendirilebileceğini gösteriyor.

Masal Ses Demektir

Masal aslında her şeyden önce ve daha çok ses demek… Bu yüzden masal okunmaktan ziyade dinlenir. Biri anlatır, diğerleri dinler. Kısalığı, dili, yapısı buna uygundur. Gelgelelim sese karşı olan hassasiyetimiz, yaşımız ilerledikçe özellikle görme duyumuzun sürekli uyarılmasıyla geri planda kalmaya başlıyor. Buna rağmen masal o hassasiyeti yeniden yeniden yaşayacağımız mahrem bir alan. Masalları profesyonel bir anlatıcıya ya da seslendirme sanatçısına okutarak kaydetmek, evde, sınıfta çocuklara kayıttan dinletmek mümkün. Öğretmen de bir on dakika nefes alır, o da bir masal dinler. Ama öğretmenlerin kendi içlerinden geldiği gibi masal okumalarının/anlatmalarını yerini hiçbir şeyin tutmayacağı açıktır.

Masalla Anlat Kalıcı Olsun Projesini tanıtan metni okurken beşikte tıngır mıngır sallandığınız günler gelebilir hatırınıza. Sultanbeyli Zübeyde Hanım İlkokulunda görev yapan Sınıf Öğretmeni Sevil Zekiye Uygun ve Müdür Yardımcısı Gülcan Karakaş ile bir proje başlatmışlar. Masalla Anlat Kalıcı Olsun adını koymuşlar. Projenin başından itibaren duyup gördükleri masalla ilgili tüm eğitimleri almışlar. Sınıfında dersleri masallarla işleyen bir öğretmen düşünün. Birinci sınıf okutmanın verdiği heyecanla daha okulun ilk gününde öğrencileriyle tanışırken bir şeylerin eksik olduğunu fark eden Sevil Öğretmen, öğrencilerinin konuşmaya dahi çekindiklerini görmüş. 

Masallar Unutulmaz

Sonra öğrencilerini, konuşan, düşünen en önemlisi de hayal kuran bireyler hâline nasıl dönüştürebileceğini düşünmeye başlamış. Bulduğu yöntem ise bizlere çok yabancı olmayan, insanoğlunun en kadim dostu masallar… Küçükken masal dinlemeyen neredeyse kimse yoktur. Peki, o masalı unutan var mıdır? Kimse dinlediği masalları unutmaz. Çünkü masallar hafızada kalır. Kendilerine sordukları soru şudur. “Farkında olmadan öğrenmeyi sağlayan aynı zamanda da eğlenceli ve etkili öğrenmeyi sağlayan masalları neden istendik kazanımlara ulaşmada kullanmayalım?”

 Bunları yaparken de artık malzemeleri kullanıp hem çevre bilinci geliştirip hem de daha ekonomik ve ulaşılabilir materyaller üreterek amaçlarına ulaşmış oldular. “Tırtıldan kelebek olabiliyor ise insanoğlu neler neler yapabilir çocuklar!” diyerek düşmüşler masalların peşine… Peki, herkes masal anlatabilir mi? Masal nasıl anlatılır? Nelere dikkat edilir? Ders anlatırken masal nasıl kullanılır, diye düşünüp eğitimler alınmış, çocukluklarında hiç okumadıkları kadar masalı öğrencileri için okuyup anlatmışlar. Başlamışlar “Bir varmış… Bir yokmuş… Gökten üç elma düşmüş…” diye masallara.

Masal Harf Yastıkları

Öğrencilerine “Masal Harf Yastıkları” adını verdikleri yastıklarla tanıştırmışlar. Bu sayede hem masal anlatmışlar hem de harfleri bir çırpıda öğrenen çocuklar yetiştirmişler. Bunlarla da kalmayıp, öğrencileri de kesilen kumaşlardan kendi masal yastıklarını anneleriyle kesip, dikip doldurmuş. Kullanılmayan tişörtlerden çantalar yapılmış. Çantaların üzerine hangi ses hissettirilecek ise o hayvanın figürü yapıştırılmış. Yeri gelmiş çantadan “t” sesinde tavşan,“k” sesinde Kelebek çıkmış. Maskeler yapılmış. 

Peki, bitti mi? Elbette ki hayır. Çünkü masal bu ya istediğini yap! Masalları origami ile anlatmış öğrencileriyle. “Tavşan ile Kurbağa” masalında tavşan olup kurbağanın peşine düşmüşler. Tavşan kuklasını babalarla tahtadan, keçeden, kartondan yapıp oynamışlar evde. Hatta artık iplerden annelerle amigurami oyuncakları örüp, hem evde hem okulda masalları bu bebeklerle canlandırmışlar. Anneler konu komşuya, eşe dosta bebek örmeye başlamışlar. İpler ile öğrenciler oyunlar oynayıp bağ kurmuş sonra da karışan ipleri çözmüşler. Bu kadar artık madde kullanıyorken çevre bilincinin gelişmesi de kaçılmaz olmuş. Öğrenciler plastik atıkların doğaya verdiği zararlara dikkat çekmek için kendi masal kahramanını bez poşetin üzerine çizip boyamış ve alışverişlerinde bu bez çantaları kullanmışlar.

Masal Ritimsiz Olmaz 

Hep mi oyun? Çocuk bu! Oyun oynayacak ki sağlıklı büyüsün değil mi? Puzzlelar yapmışlar, Zekâ oyunları oynamışlar. “Müzik ruhun gıdasıdır” diyerek müzik eşliğinde ritim tutmuşlar. 29 harfin sonunda ise çocuklar kendi nine ve dedelerine masallar okumuşlar.  Masallardaki cesur ve iyi kahramanları örnek alan çocuklar bir süre sonra sınıf ve okul kurallarına uyan bireyler hâline gelmişler. Çünkü masallar yetişkinlerle çocuklar birbirleriyle rüyadaymışçasına, güven içinde bağ kurabilsinler diye var.

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine…Gökten üç elma düşmüş... 

05-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-201905-02-2019

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.