İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İyilikte Yarışan Sınıflar Projesi 5. Yılında

İyilikte Yarışan Sınıflar Projesi 5. Yılında

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Eğitim Bir Sen paydaşlığında yürütülen "İyilikte Yarışan Sınıflar Projesi" beşinci yılında okullarda farkındalık oluşturmaya ve yetim çocukların yüzünü güldürmeye devam ediyor.

“Her Sınıfısın Bir Yetim Kardeşi Var” kampanyası kapsamında  "İyilikte Yarışan Sınıflar Projesi" beşinci yılında vesilesiyle düzenlenen programa; İstanbul  Millî Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Fatih Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Süver, Küçükçekmece İlçe Millî Eğitim Müdürü Cemal Yılmaz, İHH İnsani Yardım Vakfı Yetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Reşad Başer, projede en fazla yetimi sahiplenen Bağcılar Ahi Evren Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, diğer okullardan öğrenciler ve yetim gönüllüleri katıldı.

Projenin beşinci yılı dolayısıyla bugüne kadar yapılan çalışmaları anlatmak ve "Mektup" isimli kısa filmin gösterimini gerçekleştirmek üzere Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi´nde düzenlenen program, Tanzanyalı İmam Hatip Lisesi öğrencisi Amur Ali´nin Kur´an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Bu güzel çalışmanın bütün süreçleri ve neticesi ile beraber hayırlar doğurmasını Cenab-ı Allah´tan diliyorum diyerek konuşmasına başlayan İstanbul Millî Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, sözlerine şöyle devam etti:

“İHH İnsani Yardım Vakfı, sivil toplum kuruluşu olarak 1990´ların başında kurulan ve bugüne kadar çok hayırlı hizmetler yaptığına şahitlik ettiğimiz, ikliminde bulunduğumuz, havasını soluduğumuz çok değerli bir kuruluşumuzdur. İHH İnsani Yardım Vakfı, birçok noktada önderlik yaptığı gibi yetimlere sahip çıkmada da önderlik yaptı ve bunun Türkiye safında dalga dalga büyümesine vesile oldu. Zerre kadar emeği olan herkesten Allah razı olsun diyoruz.”

Millî Eğitim Bakanlığı’nın, Memur-Sen’nin, Eğitim Bir Sen’in, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve İHH İnsani Yardım Vakfı’nın beraber çok güzel ve hayırlı bir çalışmayı başlatmış olduklarını belirten Millî Eğitim Müdürü Yelkenci, şunları söyledi:

 “Sayılara baktığınızda Türkiye genelinde 20 bin civarında bir yetime ulaşıldığını görüyoruz. Bu elbette ki yeterli değil. Bunun yaklaşık 8 bini İstanbul’da. Geçen yıl İstanbul’umuzda 1701 okul bu projeye katılmıştı. Bu yıl bu sayı 1739 okula çıktı. Önceki yıl 1640’lar civarındaydı. Giderek artıyor. Daha da artacak ama tabii ki biz 400 milyon yetimin olduğu bir dünyada elbette ki bunu yeterli bulmuyoruz. Ama taze sayılacak bir anı paylaşarak ne kadar da önemli olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. 15 Temmuz hain darbe girişiminin hemen akabinde, Filistin İstanbul Başkonsolosu ziyaretime geldi. Çok güzel bir sohbet yaptık. O esnada bir şey söyledi. Olayların seyrine baktığınız zaman bu nasıl başarısız oldu ya da bu nasıl bu kadar kısa sürede bastırıldı, çok mantıklı açıklamalar bulamıyoruz. Bir açıklama buluyoruz. Türkiye’nin dünyada Müslümanlara ve mazlumlara en çok yardım eden millet ve devlet olması sebebiyle Türkiye’ye Allah’ın yardımından başka bir şeyle bunu açıklayamıyoruz. Tabii biz kendi içimizde bunun muhasebesini yapmıştık da bunun Filistin konsolosluğundan duymak çok daha anlamlı oldu bizim için.”

İHH İnsani Yardım Vakfı’nın üstlendiği misyon itibariyle yani bu yetimlerle ilgili yapılan bütün çalışmalar ya da hayra yönelik yapılan bütün çalışmaların durduğu nokta itibariyle bir hususun altını da çizmek istediğini belirten Yelkenci, “Osmanlı’da sadaka taşları ve zimem defterleri vardı. Sadaka taşlarında da zimem defterlerinde de bir mantık vardı. Neydi o? Yardım edenle yardım edilen birbirini görmüyordu. Yani yardım alan incinmiyordu. Yardım eden bir tekebbüre ve bir üstünlük hissine kapılmıyordu. Sadaka taşı, malum sadakasını koyar, ihtiyacı olan ihtiyacı olduğu kadar alır. Zimem defterlerinde de veresiye yazılan borçları herhangi bir esnaf veya mahallenin zenginlerinden biri gelir kapatır. Ne yardım yapan yapılanı görür ne de yardım edilen yardım yapanı görür. İHH İnsani Yardım Vakfı ve diğer yardım kuruluşları tam da böyle bir misyonu üstleniyor. Bu açıdan çok önemli, bu açıdan da çok müteşekkiriz. Yani biz kendi başımıza bir yerlere yardım etmeye çalıştığımızda bulamıyoruz. Ama bu vakıf ve bu projeler vesilesiyle bunlar bizim ayağımıza gelmiş oluyor. Bizim hayırda yapacağımız mücadeleyi de kolaylaştırmış oluyor” dedi.

Eğitim noktasında bu tarz çalışmalarla, formal yöntemlerle öğrencilere verilemeyecek eğitimi yapmalarını sağladığını vurgulayan Yelkenci, şunları kaydetti:

 “Bir öğretmen didaktik bir yolla öğrencilere;  yardım etmek önemlidir,  yetimlere bakmak iyidir, her türlü ihtiyacı olanın yardımına koşmak gerekir dese de bu belki biraz farkındalık oluşturabilir. Ama çocuk sağ elinin verdiğini sol elinin duymayacağı şekilde, karşı tarafı incitmeyecek şekilde yaparak öğrendiğinde, kalıcı olmuş olur ve bir fazilet haline gelir. Bizim için aynı zamanda bu faaliyet bir eğitim vesilesi. Bu anlamda da bu projeye ve bu projenin taraflarına müteşekkiriz.”

Kamu oyunda eğitimle ilgili konuşmaya başlayanların, iki nokta üzerinden eleştirerek eğitimle ilgili konuştuklarına değinen Yelkenci, “ Birincisi öğretmenler. Öğretmenler iyi değil, iyi öğretmen yetiştiremiyoruz vesaire. İkincisi öğrenciler. Bu nasıl bir gençlik, bu çocuklar yetişecek de Türkiye’nin geleceği olacak vesaire. Bu şekilde konuşanlar biliniz ki hiç bir şey yapmıyorlar. Biliniz ki üzerlerine düşenleri yapmıyorlar.” dedi.

Mahmut Kemal İnal Ortaokulunun öğrencilerinin kendisini ziyarete geldiklerini ifade eden Yelkenci, sözlerini şöyle tamamladı:

“O kadar güzel çocuklar ki! Ben orada şunu gördüm: Siz bir gencin, bir çocuğun önüne güzel bir çalışma koyduğunuz zaman fıtratı temiz olduğu için, sünnetullah gereği onu hemen mıknatıs gibi çekip alıyor. Onu çözümle etmek için çok uğraşmanız lazım. O yüzdende de bu proje çok önemli. İnanın kendi adıma söylüyorum; benim çocukluğumdan, benim gençliğimden çok daha parlak, pırlanta gibi çocuklar ve gençler önümüzde duruyor. O yüzden lütfen kimse çocuklarımızı eleştirmesin. Çocuklarımıza sadır olan bir şey varsa,  bir yanlışlık varsa bu kesinlikle ve kesinlikle bizim hatamızdır, bizim suçumuzdur. Aynaya bakalım ve kendimizi düzeltelim. O zaman her şey düzelecek inşallah. Ben tekrar bu projede emeği geçen başta Bülent Yıldırımın şahsında İHH İnsani Yardım Vakfı’nın bütün çalışanlarına teşekkür ediyorum. Eğitim Bir Sen başkanı sahsında bütün Eğitim Bir Sen üyelerine, Diyanet İşleri Başkanlığına ve Bakanlığımıza, hepinize tekrar sevgi ve saygılar sunuyorum.”

Programda konuşan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, projeyi ilk başlattıklarında bazı kişilerin kendilerine bu projenin yürütülemeyeceğini söylediğini belirtti. Yetim konusunun zorluğunun farkında olduklarını anlatan Yıldırım, İslam dünyasında projenin başladığı dönemlerde sadece yetimleri yedirmek ve giydirmekle ilgi projelerin var olduğunu söyledi.

"İyilikte Yarışan Sınıflar" projesini çok güzel bir çalışma olarak nitelendiren Yıldırım, şunları kaydetti:

"Dünyadaki yetimlerin bilgisi bir araya gelsin diye ´Yetim Meclisi´ kuruldu. İslam dünyasının yetimlerine bakanları bir araya getirdiğimizde ne yazık ki 2-3 milyon arası bir rakam elde ediliyor, sürekli bakılan. Dünyada BM´nin raporunun dışında sivil toplum kuruluşlarının ortaya koyduğu yetim sayısı 400 milyonu aşkın. Misyoner kuruluşları yetimlere çok önem veriyor. Bazı misyoner kuruluşları bizim baktığımız yetim sayısına tek başına ulaşmış. Dünyadaki korunmaya muhtaç bu kesimin yüzde 80´i ne yazık ki İslam dünyasında. İslam dünyasında savaş, doğal afet ve yoksulluğun kronikleştiği bölgelerde misyoner kuruluşları bu çocukları alıyorlar ve kendi amaçları için kullanıyor. Suç örgütleri de bu çocuklara musallat oluyor."

"İyilikte Yarışan Sınıflar" projesinin yetimler konusunda iyi bir örnek olduğunu vurgulayan Yıldırım, bu projenin ardından Türkiye´deki bütün yardım kuruluşlarının bu konuya eğildiğini hatta bu projeyi Çin hükümetine bile sunduklarını dile getirdi.

Yetim çocuklarını korumanın önemine değinen Yıldırım, "Bir devlet koruması lazım. Hangi dil, din, ırk olursa yetim çocukların korunması lazım. Eğer bir devlet, kurum bir topluluk yetimle ilgili bir çalışma yaparsa kalbine merhamet gelecek. Savaşların da önlenmesi için yetimlerden yola çıkılabilir, merhamet duygusu açısından." ifadelerini kullandı.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da sendika olarak projenin paydaşı olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Memur-Sen olarak dünyanın neresinde sıcak bölge varsa oraya gerek yardım kuruluşlarıyla gerek yalnız başımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken dil, din ve ırk ayrımı yapmıyoruz. Nerede mazlum ve mağdur varsa bazen yardım kuruluşlarını suflesiyle, bazen biz yardım kuruluşlarına sufle vererek yardım yapmaya çalışıyoruz. Birçok çalışma yürütüyoruz. Ama bunların içinde iftiharla anlattığımız tek proje bu yetim projesidir. Yurt dışından ziyaretimize gelenlere bunu anlattığımızda bir anda dikkatleri toplanıyor ve ´Bir sendika nasıl böyle bir işle uğraşır?´ diyerek şaşkınlıklarını ifade ediyorlar." şeklinde konuştu.

Sudan ziyareti sırasında yetim konusunun önemini anladığını dile getiren Yalçın, "Nyala´da çocuklar, okula aç geliyorlardı ve yarım ekmek bulabilen çok şanslıydı. O zaman şunu dedik; ´Keşke bir organizasyon olsa da bu yetimlere ulaşılabilse.´ İHH da o dönemde yeni yetim çalışmalarına başlamıştı. İlerleyen dönemlerde bu yetimlere sahip çıkıldı ve İHH iyilik meşalesine dönüştü." dedi.

Yalçın, projeye katkı sunanlara teşekkür etti.

Konuşmaların ardından okullardaki yetim çalışmalarının işlendiği İHH Prodüksiyon Birimi tarafından hazırlanan "Mektup" isimli kısa filmin gösterildi ve filmin oyuncularına plaket verildi.

 

Toplantının sonunda projede emeği geçenlere, İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım teşekkür plaketi takdim etti.

12-02-201812-02-201812-02-201812-02-201812-02-201812-02-201812-02-201812-02-201812-02-201812-02-201812-02-201812-02-2018

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.