İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğümüz ile Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi Komutanlığı Arasında Eğitim İş Birliği Protokolü İmzalandı

Eğitim İş Birliği Protokolü imzalamak üzere İstanbul Millî Eğitim Müdürümüz Ömer Faruk Yelkenci ve Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi Komutanı Albay Mehmet Örken Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi Komutanlığında bir araya geldi
İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğümüz ile Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi Komutanlığı Arasında Eğitim İş Birliği Protokolü İmzalandı

Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanı Mehmet Örken tarafından İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci’ye plaket takdim edildikten sonra eğitim işbirliği protokolü imzalandı.

Bir tarih şuuru oluşturmada ve tarih eğitiminde müzelerin ne kadar önemli olduğunu güncel tarih eğitimi çalışmalarında ortak bir nokta olduğunu bütün tarih eğitimcilerinin söylediğini belirten İstanbul Millî Eğitim Müdürü Yelkenci, “Milli Eğitim Bakanlığımızda bu noktada yeni müfredatın da bu konunun altını özellikle çiziyor. Dolayısıyla tarih eğitiminde bir yol, bir yöntem olarak müze yoluyla eğitim yönteminin bize sunduğu imkânları tabiî ki Harbiye Askerî müzemizden de istifade ederek devam ettireceğiz”.

Algılarda olduğu gibi sadece modern askerî tarihimize ait materyallerin bulunduğu, eserlerin bulunduğu bir müze olmadığını dile getiren Milli Eğitim Müdürü Yelkenci Sözlerine şöyle devam etti:

“Orhangazi ve II. Murat döneminden itibaren bizim tarihimize ait materyallerin olduğu, Fatih’n bizaati kendisine ait materyallerin bulunduğu bir müze. Dolayısıyla hem askeri tarihimizin seyrüseferini göstermesi açısından hem tarihimizin ana hatlarını göstermesi açısından çok önemli bir yerde duruyor. Bu anlamda da öğrencilerimizin mutlaka ziyaret etmesi gereken öncesinde öğretmenlerimizin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir yer olarak karşımızda duruyor. Onun için biz özellikle bugünkü protokolle İlçe Millî Eğitim Müdürlerimizin, ilçelerimizde ki öğretmenlerin liderleri olarak, kendilerinin bu adımı atarak onlara yol göstermeleri açısından burada bulunmalarını önemsedik. İstanbul’da 3 milyon öğrencimiz var. Bu 3 milyon öğrencimizin yarın kısa bir zamanda topluma katılıp, değer üretmeye başlayacaklarını edinmiş oldukları tarih şuuruyla topluma katılıp değer üretmeye başlarlarsa katkılarının çok daha farklı olacağını özellikle söylemek istiyorum, belirtmek istiyorum.”

 Doktora alanım tarih, konum tarih eğitimi bu açıdan da rastladığı bazı ilginç şeyleri paylaşmak istediğini dile getiren Yelkenci, sözlerini şöyle tamamladı.

“Kanadalı bir tarih eğitimi profesörünün vurguladığı bir tespit var. Diyor ki: Yakın zamana kadar ‘İngilizce’de tarih şuurunun, tarih bilincinin karşılığı bir kelime yoktu. Bu tabir bize yeni girdi ve buna aslında beynin işleniş veya yapısını gösteren psikolojiden bir terimle karşılıyorlar. Ben o yüzden tarih bilinci yerine tarih şuuru demeyi tercih ediyorum. Onlar historical consciousness diye çevirmişler. Yanlış çevirmişler. Tarih şuuru çok farklı bir şeyi ifade ediyor. Geçmişi öğrenerek, bilerek geçmişten getirdiğimiz değerlerin üzerinde o bizim kızıl elma dediğimiz aslında bir milletin vizyonu anlamına gelen biz de vizyonu yanlış çeviriyoruz. Bir milletin vizyonu anlamına gelen Kızılelma ülküsünün nereye doğru gittiğini öğrenmek ve bu düşünceyi içselleştirmek adına tarih şuurunu çok önemli olduğunu biliyoruz. İşte yaşadığımız sıkıntılar, güncel sıkıntılarda 15 Temmuz’da dahil olmak üzere parçalanmış bir tarih şuurunun neticesidir bir yerde. Eğer biz bunu bir bütün halde tutmayı başarabilirsek o zaman milletimiz tek yürek  aynı hedefe doğru yürüyecektir. Bütün bir tarih şuurunu yani parçalanmamış bir tarih şuurunu sağlamanın en güzel en kolay ve en etkili yollarından bir tanesi de tarihimizi somut bir şekilde öğrencilerimizin karşısına çıkarmak bununda yolu müzelerden geçiyor ve bu anlamda Harbiye Askeri müzesinin aslında Harbiye askeri müzesi bir parantez açarak tekrar Harbiye tarih müzesi demenin daha doğru olacağını düşünüyorum. O algıyı da yumuşatmak demeyelim de doğru bir yere getirmek adına  yani biz tabi müzenin adını değiştirmek gibi bir çabamız yok yanlış anlaşılmasın ama düşünürken böyle düşünelim aslında burası bir tarih müzesidir. Bu anlamda da bu çabamızın bu iş birliğimizin çok değerli olduğunu özellikle tekrar vurgulamak istiyorum. Bu konudaki işbirliklerinden ve yardımlarından dolayı müze Komutanımız Albay Mehmet Örken ve ekibine çok teşekkür ediyoruz. İnşallah sayelerinde ve sizlerin sayesinde öğrencilerimiz tarih şuurunu edinme noktasında çok daha hızlı hareket etmiş edebilmiş olacaklar. Bu duygu ve düşüncelerle tekrar protokolün hayırlı olmasını öğrencilerimiz için güzel sonuçlar doğurmasını diliyorum ve saygılar sunuyorum.”

Geçmişini bilmeyen geleceğini tayin edemeyeceğini vurgulayan Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi Komutanı Albay Mehmet Örken sözlerine şöyle başladı:

“Tarihin önemi buradan çıkıyor. Tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkûmdur. Dolayısıyla tarihimizi çok iyi bilmek zorundayız işte bu basamakta da birinci husus sizlersiniz tarihi öğreten, gençlerimizi yetiştiren, tarih bilincini gençlere oturtturan sizlersiniz. Birinci basamak unsurları burada İstanbul için karşımızda arkadaşlar. Geleceğin teminatı olan çocuklarımıza bu tarih bilincini yerleştirmek, canlı tutmak ve derinleştirmek gerekir. Buradan da anlaşılıyor ki bizler geleceğin teminatı çocuklarımıza gençlerimize tarih bilincini kazandırmak zorundayız. Sizler daha iyi bilirsiniz ki ve takdir edersiniz ki en iyi öğrenme yöntemi görsel materyallerle sağlanmaktadır. Tarihin görselliğinin en iyi somut örneğinde Askeri müzeler veya müzeler ve tarihi mekânlardır. Şu anda bir askeri müzede bulunuyoruz ve tarihimizi burada göreceğimiz görsel materyallerle sizin okullarda öğrettiğiniz hususları burada pekiştirmek istiyoruz. Öğrencilerimize vereceğimiz bu katkıdan dolayı bizimde bir nebze olsun katkımızdan olduğundan dolayı bizde personel olarak gurur duyuyoruz.”

Askeri Müze’nin tarihinin 1453 İstanbul un fethine dayanmakta olduğunu belirten Albay Mehmet Örken sözlerine şöyle devam etti:

“1453 yılında İstanbul fetih edildikten sonra Aya İrini kilisesinde ele geçirilen silahlar depolanmaya başlanmıştır. Bu vesileyle Askeri müzemizin tarihi başlamış. Modern anlamda 1726 yılında askeri müzedeki, Aya İrini kilisesindeki bu materyaller Dârü’l-eshıya adıyla bir müzecilik anlayışıyla sergilenmeye başlamış. 1926 yılına kadar depo olarak kullanılmış. Modern anlamda ilk Türk müzeciliği ise Tophane Müşiri Ahmet Fethi Paşa’nın gayretleriyle 1846 yılında atılmıştır. Ahmet Muhtar Paşa çağdaş müzecilik anlayışını geliştirmiş ve 1940 yılına kadar Aya İrini kilisesindeki durumu bulunan yerlerde tarihi eserleri sergilemeye devam etmiştir.1940 yılında, 2. Dünya savaşı çıkması nedeniyle bu kilisedeki malzemelerin bir kısmını korunmak maksadıyla Anadolu’ya nakledilmiştir. Dolayısıyla 1940 ile 1949 arası müzecilik faaliyetleri durmuş. 1949 yılında Maçka silahhanesinde tekrar bu faaliyetlere başlanmış.  10 yıl süreyle  Maçka silahhanesindeki bu faaliyetler 1959 yılında bu binanın yan tarafında bulunan Harbiye jimnastik hanesinde sergilenmeye başlanmış. Harbiye jimnastik hanesinde sergileme devam ederken bu binada da çeşitli etkinlikler olmuş. 1966 yılında da bu bulunduğumuz bina restorasyona girmiş. Harbiye jimnastik hanesindeki alanın yetersiz olması neticesinde orada sergilenen unsurlar buraya taşınmış burada sergilenmeye başlanmış. Buradaki sergilenmeye müzecilik ve profesyonel anlamda sergilemeye başlama tarihi 10 Şubat 1993. O tahirten bu yana da müzemizde askeri sanat eserleri sergilenmektedir.”

Mehteranın Türkiye’nin yurtiçi ve yurt dışı faaliyetlerinde görev aldığını dile getiren Albay Ökten sözlerini şöyle tamamladı:

“Mesela geçen gün G8 zirvesinde Dolmabahçe Sarayı’ndaydık. Şu anda mehteranımızın bir kısmı 29 Ekim törenlerini icra etmek üzere Ankara’dalar. Resepsiyona genel bir konser verecekler ertesi günde mecliste konser verecekler ve yürüyüşe katılıp yürüyüşün sonunda mecliste sonlandıracaklar. Bu faaliyetlerini sonlandırdıkları yerde bir konser daha verecekler. Bulunduğumuz bina 1936 yılına kadar Harp okulu ve Harp akademileri olarak  öğrencilerin eğitiminde kullanılmış ve Mustafa Kemal Atatürk’te 1905 yılında bu okuldan mezun olmuş. Burada eğitim öğretimini tamamlamış. Bu tamamlaması müteakip 1936 yılından sonra, Ankara’ya taşındıktan sonra, buradaki faaliyetler müzecilik faaliyeti olarak devam etmiş. Bugün imzaladığımız bu protokolle İstanbul ilinin tüm okulları müzemizi inşallah ziyaret edecek. Bizim bu faaliyete katkılarımızdan dolayı müze personeli olarak son derece mutlu ve bahtiyarız. Katılımlarından dolayı başta İl Milli Eğitim Müdürü olarak Ömer Faruk Bey olmak üzere bütün İlçe Müdürlerimiz ve yardımcılarımız ayrıca bu işe katkıda bulunan tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.”

2016-2017 Eğitim Öğretim Yılında öğrencilerde yeni ilgi alanları oluşturmaya yönelik olarak öğrencinin bilimsel ve sosyal alanlarda gelişimlerine katkı sağlamak, çağdaş eğitime katkıda bulunmak, öğrencide bütünsel bir tarih anlayışı geliştirmek ve öğretmenlerin kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla imzalanan protokol 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında da uygulanmaya devam edecek.

Öğrencilerimiz müze ziyareti boyunca Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığında bulunan, askerî kültür varlıkları kapsamındaki eserlerden 5.000 adedi müze sergi salonlarında görme imkânına kavuşuyor. Türk tarihini yaşayan nesillere görsel olarak aktarabilmek ve genç dimağlarda kalıcı etkiler bırakabilmek amacıyla iletişim ve bilgisayar teknolojisinden yararlanılmakta olup Mehteri tanıtan Mehter Multivizyonu, Çanakkale savaşlarını anlatan Çanakkale Dioraması ve dokunmatik bilgisayar sistemleri ile öğrencilerimize tarihi yaşama imkanı sunuluyor.

Aynı zamanda müze gezisinin ardından öğrenciler dünyanın en eski bandosu olan Mehteran Birlik Komutanlığının canlı performansını izliyorlar.

 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılında 530 okulun ziyaret ettiği müzeyi 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında 1120 okul ziyaret etmesi planlanıyor.

01-11-201701-11-201701-11-201701-11-201701-11-201701-11-201701-11-201701-11-201701-11-201701-11-201701-11-2017

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.