İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Her Anne Bir Okul Projesinin Tanıtım Programı Yapıldı

Üsküdar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği “Her Anne Bir Okul” Projesinin tanıtım programı Haydarpaşa Bülent Akarcalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yapıldı
Her Anne Bir Okul Projesinin Tanıtım Programı Yapıldı

Tanıtım programına, İstanbul Millî Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, İlçe Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, İnsan Gelişimi ve Toplumsal Eğitim Vakfı Başkanı (İGETEV) Prof. Dr. Rafet Bozdoğan ve velilerimiz katıldı.

Öncelikle “Her Anne Bir Okul” projesinin önce Üsküdar için sonra milletimiz için hayırlı sonuçlar doğuracak şekilde sağlıklı büyümesini Rabbim’den niyaz ediyorum diyerek sözlerine başlayan İstanbul Millî Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, sözlerine şöyle devam etti:

“Kıymetli misafirler bizim için yani eğitimciler için önemli bir nokta, okul müdürleri eğitim süreçlerinin merkezindedir. Başarılı okul müdürleri iki süreci iyi yönetirler. Bir, veliyi eğitime ortak etme yani eğitim süreçlerine ortak etme. İki, öğretmenlerini yetiştirme. Bu iki süreci iyi yönetirlerse genel anlamda başarılı olabilirler. Dolayısıyla benim arkadaşlarımdan en büyük isteğim bu anlamda velilerimizi eğitime ortak edin. İkincisi, eğitim o kadar önemli bir iştir ki hepimiz biliyoruz bunu, sadece Millî Eğitim Bakanlığı’nın tek başına başarabileceği bir iş değildir. Mesela ulaşımı, Ulaştırma Bakanlığı yönetir, planlar, yapar. Burada Kıymetli Hocamız Prof. Dr. Bozdoğan zaten bu işi çok iyi biliyor. Tek başına bu işleri halledebilir ama eğitim öyle değil. Eğitimi etkileyen çokça değişken ve aktör var. Dolayısıyla bütün bunlardan istifade etmek durumundasınız. Bu anlamda bu proje güzel bir örneklik de ortaya koyuyor. Eğer sivil toplum kuruluşları sağlıklı düşüncelerle sağlıklı projeleri ortaya koyarlarsa bizim işimizi kolaylaştırmış olurlar. Bizim de başarımız, bu tarz projelerin önünü açarak, bu tarz projelere hayat vermekle olur. Dolayısıyla bu anlamda da İGETEV’in başlatmış olduğu bu projenin, bu yönüyle de çok önemli olduğunu belirtmek istiyorum.”

Annelik ve anneliğin bir okul olma meselesine gelindiğinde, burada annenin, kadının fıtratından meseleyi başlatmak gerektiğini vurgulayan Millî Eğitim Müdürü Yelkenci, “ Allahü Teâlâ kadını anne olarak yaratmış ve cenneti onun ayaklarının altında koymuş. Kadının ayakları altında dememiş Peygamber Efendimiz (S.A.V.) değil mi? Annelerin ayakları altında demiş. Dolayısıyla annelik bambaşka bir şey. O kadar ki bu benzetmeyi yaparken hata yapmaktan da içtinap ederim ama zannediyorum güzel anlatıyor bu benzetme: Merhamet hususunda Allahü Teâlâ’ya en büyük rakip annelerdir. Herhalde bu rekabet Allahü Teâlâ’nın hoşlandığı bir rekabettir diye düşünüyorum. Tabi yani teşbihte hata olmaz. Yani bahsettiğimiz şeyin ne olduğu anlaşılıyor. Bu müthiş bir şey. Bu büyük merhamet duygusunu anneye bahşetmiş Allahü Teâlâ ama bugün itibariyler annelerin mücadele etmesi gereken o kadar çok şey var ki. Yani annelerin okul olabilmesi için; bir annenin, bir evin, bir ailenin okulu olabilmesi için o kadar çok düşmanla mücadele etmesi gerekiyor ki. O düşman bu rakiple etrafını hissettirmeden insanları, annelerini sarıyor. Yardımsız bunu yapmak mümkün değil, bunun üstesinden gelmek de mümkün değil. Ben bunu eğitimi yönetirken başarılı olmada da aynı sıkıntının olduğunu düşünüyorum.” dedi.

 Alış veriş merkezlerinin yani kapitalizmin ibadethanelerinin, şehrin merkezinde var olduğunu belirten Millî Eğitim Müdürü Yelkenci, alış veriş merkezlerinin şehrimizi değiştirdiğini ve bizim yaşam tarzımızı belirler olduğunu kaydetti.  

Bu noktada biz İslam Medeniyeti’nin mensupları ve bu ikliminin insanları olarak görüntüye baktığınızda, hepimiz bu salonda olanların olmayanların o çarkın içinde savrulup durduğunu belirten Yelkenci, “ Bir başka bir tehlike, teknoloji üreten değil teknoloji tarafından kullanılan bir toplum haline gelmişiz. Ben çeşitli seminerler vermek üzere cumartesi ve pazar günü, Berlin ile Hannover’deydim. Orada da bir anne sordu bana; Çocuklarımızı bilgisayarın ve akıllı telefon tesirinden kurtarabilmemiz için ne yapmamız lazım?  Şu anda bir şey yapmayız. Çoğumuzun elinde sihirli bir değnek yok. Cevap veremedik ama şimdiye kadar yapmanız gerekenler vardı. Yani koruyucu hekimlik mantığı, baştan doğru olanı ortaya koymak. Bunu yapmak kolay mı? Şimdi daha önceden annelerimiz çok güzel anlattı. Yani bunu onlardan daha iyi anlatabilecek hiçbir kimse yok bu meseleyi ama biz kaybettiğimiz müesseslerimizin bu konuda bize en çok yardımcı olacak mantığı sakladığını özellikle belirmek istiyorum.” dedi.

Kaybettiğimiz o müesseslerden en önemlisinin büyük aile olduğunu vurgulayan Yelkenci, sözlerini şöyle tamamladı:

“1950’li yıllarda ekonomik sebeplerle büyük şehirlere göçler başladı. 80’li yıllarda bu ekonomik sebeplere terör vs. gibi sebepler de eklendi. Köyden kente hızlı bir göç. Göçerken yüzyıllardır biriktirmiş olduğumuz aslında adına asalet diyebileceğimiz o kültürü köyden şehre gelirken getirebildik mi? Getiremedik.  Asalet ırka bağlı bir şey değildir, asalet aile okulu dediğimiz şeydir. Peki, şehirde mevcut olan, yüzyıllardır birikmiş olan kültürü edinebildik mi? Onu da edinemedik, genel anlamda söylüyorum. Karşımıza köksüzlük sorunu çıktı, bununla beraber yine büyük aile dağıldı. Talip olduğumuz modern hayatın en güzel hediyesi, çekirdek aile. Çekirdek aile ne getirdi bize? İşte o okullarımızı, o müesseslerimizi kaybettik. Şimdi daha önce bizim annelerimiz, ninelerimiz annelik noktasında bir koçluk eğitimi almamışlardı. Ama birçok şeyi doğru biliyorlardı. Çoğunu o büyük aile veriyordu. Bunu eğer o yüzden kaybettiysek bunun yerine bir şeyler koymamız lazım. O yüzden diyoruz ki anne olmadan önce, baba olmadan önce, eş olmadan önce bir eğitim almamız lazım. İşte İGETEV ve bu proje bunu sağlaması bakımından da toplumsal süreklilikte kesintiler yüzünden ve toplumsal değişim yüzünden kaybettiğimiz değerleri, müessesleri yerine yenilerini ikame etme noktasında da çok önemli bir proje olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda bu tarz projelere genelde ilgi gösterilmemesine rağmen, bu projeye annelerin ilgi göstermesini de çok değerli buluyorum. Zaten annelerin ilgisi olmasa bu projeler anlamsız, karşılıksız bir hale geliyor. Dolayısıyla projenin fikir sahibi ve uygulayıcısı olan İGETEV’in, buna kapılarını açan ve okullarımıza yayılmasını sağlayan İlçe Millî Eğitim Müdürümüz’ü ve ekibini,  her projede olduğu gibi bu projede de hakikaten Üsküdar’ımıza kıskanılacak ve nazarlardan sakınılması gereken bir birlikteliği gerçekleştiren ve bu birliktelikte büyük pay sahibi olan Kıymetli Belediye Başkanımız Hilmi Türkmen’i, emeği geçen herkesi, okul müdürlerimizi, öğretmenlerimizi ve en başta da annelerimizi tebrik ediyor, hepinize canı gönülden teşekkür ediyor, Allah’a emanet ediyorum.”

Programda konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ise sözlerine şöyle başladı:

“Bizim konuşmamızdan öte annelerin konuşması çok daha anlamlı. Benden önce konuşan iki anneye; gerek Zeynep Hanım’a, gerek Yurdagül Hanımefendi’ye çok teşekkür ediyorum. Bence de bu proje çok özel bir proje, Necla Hocam Allah sizden razı olsun. “Her Anne Bir Okul” adı da güzel, sloganı da güzel, “Beşiği sallayan el dünyaya hükmeder.” Anne, okul, beşik sallamak, dünyaya hükmetmek inanılır gibi değil. Gerçekten Sayın Müdürüm Ömer Bey, bence bu projeyi Millî Eğitim Bakanlığımız bütün Türkiye’ye yaygınlaştırmalı. Üsküdar’dan çıkan bu kıvılcım bütün dünyaya, bütün ülkemize bence yayılması gerekir. Zeynep Hanım dünyayı kurtarmaya gerek yok, aileyi kurtaralım diye bir cümle söyledi. Çok doğru, çok çok doğru. Keşke anne olmadan önce okula gelseydim cümlesi de doğru. Ama geç kalınmış bir şeyde yok. İnsan sağlığı yerinde olduğu müddetçe hiç bir şeye geç kalmamıştır.”

İGETEV gibi bir vakfınız varsa, çalışan bir İlçe Millî Eğitim Müdürünüz, İl Millî Eğitim Müdürünüz varsa ve bu işleri önemseyen bu işlerle ilgili çok fedakârca çalışan gayret gösteren annelerimiz, anne adaylarımız varsa hiç keşke demeye gerek olmadığını vurgulayan Türkmen, sözlerine şöyle tamamladı etti:

“ Ben şunu ifade etmek isterim. Bu projenin kesinlikle başarılı olacağına inanıyorum Allah’ın izniyle çünkü çok hayırlı, çok özel bir proje. Bu projenin içerisinde toplumun her katmanı var. Aile var, annelerimiz var, sivil toplum kuruluşumuz ki işin başındalar. Efendim eğitim camiamız, Millî Eğitimimiz, kamu kurumu olarak belediyemiz olarak bizler varız. Bu toplumda herkesin kendine göre hani herkesin çorbada tuzu var misali; katkısı var, desteği var, heyecanı var. Geçen yıl lokal anlamda başladı bu artık tüm Üsküdar’da. Biz de belediye olarak destekçisi olacağız, olmaya devam edeceğiz. İnanıyorum bu projenin çok güzel olduğuna. İnşallah toplumun huzuru ve mutluluğu da bu proje sayesinde aynen bizden önce konuşan iki konuşmacı gibi gözle görülür bir şekilde artacaktır. Çok daha anlamlı hale gelecektir. Ailelerimiz, annelerimiz, babalarımız, çocuklarımız bizim en büyük zenginliğimiz ama ne yazık ki farkında değiliz. Toplumun bugün mutluluğunda bir sıkıntı varsa aileden başlayan bir sıkıntıdır. Orada bu işi çözümlemeliyiz. Aile kurumunun görevini toplumda hiçbir kurum, kişi asla yerine getiremez. Ailenin görevini, başka kişiye, bir kuruma pas edemeyiz. Bu program başlar inşallah oradan dalga dalga mutluluk şeklinde devam edecek. Hayırlı uğurlu olsun Necla Hocam’a gerçekten çok teşekkür ediyorum. Çok gayretli, çok samimi, iyi niyetli ve kendini topluma adamış bir hanımefendi. Kendisine huzurunuzda saygılarımı sunuyorum. Sayın Başkanımız Prof. Dr. Rafet Bozdoğan Hocamız bizim çok değerli ağabeyimiz, büyüğümüz. Kendisi de aslında çok önemli bir kamu kurumunda önemli bir yerdeydi bıraktı bu işleri. Kendini topluma adadı, eğitime adadı, aileye adadı, çocuklara adadı. Allah razı olsun. Hayırlı bir iş. İnşallah Cenabı Allah bu güzel projenin tüm Türkiye’mize yayıldığı günleri nasip etsin. Saygıyla selamlıyorum.”

27-11-201727-11-201727-11-201727-11-201727-11-2017

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.