İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Fuat Sezgin’in Öncülüğü

İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğümüzün Fuat Sezgin’in İzinde Projesi farkındalık etkinlikleri,  Cibali Şehit İlhan Varank Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeki konferansla devam etti.
Fuat Sezgin’in Öncülüğü

Ömrünü İslâm bilimler tarihine adayan Prof. Dr. Fuat Sezgin, 30 Haziran 2018´de hayatını kaybetti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan genelgeyle, 2019 yılı “Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” olarak ilan edildi. Bu kapsamda İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğümüz Fuat Sezgin’in İzinde Projesiyle çeşitli etkinlikler ve organizasyonlar yapılacak. 

Projenin farkındalık etkinlikleri,  Cibali Şehit İlhan Varank Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeki konferansla devam etti. Medipol Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uğur Polat,  Hocayı görsel ve yazılı belgelere dayalı bir şekilde anlattı. Okulun konferans salonunda, öğrencilerine yönelik düzenlenen konferansta, Fuat Sezgin’in hayatı ve ilmi kişiliği onu yetiştiren muhit, hocaları ve kütüphaneler çerçevesinde ele alındı.

Kaderine Doğru Yürüyen Fuat Sezgin

Fuat Sezgin’in Bitlis’ten başlayıp İstanbul’da nihayete eren hayatını ana hatlarıyla anlatan Uğur Polat, Sezgin’in makalelerinde ve eserlerinde İslâm Bilimler Tarihini başarılı bir şekilde ele aldığını ve pek çok Batılı ismin yanlışlarının düzeltilmesine katkı sağladığını vurguladı. Sezgin’in yetişmesinde kütüphanelerin ve başta Hellmut Ritter olmak üzere hocalarının rolüne ayrıntılı olarak temas eden Polat, “Bir kişi hocalarıyla var olur, onlardan edindikleriyle kendini geliştirir. Başarılı, idealist ve çalışkan olmanın manasını kavramak daha da önemlisi İslâm kültür ve medeniyetinin daha iyi anlaşılması mutlaka İstanbul İslâm Bilim ve Teknoloji Müzesinin ziyaret edilmesi gerekir.” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

“Fuat Sezgin 1924’te Bitlis’te doğmuş, İstanbul’a mühendis olma hayalleriyle gelmiş, matematikten çok iyi anlayan bir gençtir. İslâmî İlimler tarihine dair vukufiyeti, daha o zamanalar farkında olmadığı bir derinlikte, kendi geleceğine dair attığı her adımda biraz daha belirginleşen bir çizgi halinde kendini var kılmaktadır. Günlerden bir gün, bir akrabası onu, dışardan bakıldığı zaman bir seminere; lakin biraz daha yakından bakıldığında aslında kaderine doğru götürmektedir.

Derslikte seminer için bekleyen, Türk dostu bir Alman Şarkiyatçı Prof. Dr. Hellmut Ritter’dir. Ritter, Filozof Nietzsche’den sonra çok genç yaşta profesör olmayı başarmış, o zamanalar, 1. Cihan harbi sırasında Osmanlı saflarında savaşa iştirak etmiş bir gençtir. İslâmî literatüre çok hâkim, Arap İslâm düşünce tarihinde ne aradığını bilen, en önemlisi de, devrin en mühim düşünür ve ilim adamının yakından bilip düşüncelerinden istifade ettiği Beyazıt Kütüphanesi Müdürü Meşhur İsmail Saib Sencer’in tedrisinden geçmiş bir talebe olma vasfına mümeyyiz bir sima…”

 Fuat Sezgin’in katıldığı seminerde, İslâm bilimler tarihi ilgili o güne kadar öğrendiği ‘dünyanın öküzün boynuzunda’ olduğuna benzer asılsız bilgilerin aksine; dünya bilimler tarihinde İslâm bilim adamlarının belirleyici ve unutulmaz katkılarından bahsedilen bir konuşmaya şahit olduğu aktaran Polat, “Sarsılmıştır. Seminerden çıktıktan sonra eve gider ve gece sabah kadar sancılı bir muhasebeye başlar. Sabah olur! Ve yeni bir güne uyanan insanlar gibi, Fuat Sezgin’de yeni yeni bir Fuat Sezgin’e uyanır. Artık, İslâm ilimler tarihine kendini adamış bir gönüllüdür.” değerlendirmesinde bulundu.

İslâm Bilimler Tarihi Külliyatı

“Günde 17 saat çalışarak yarım asırdan fazla bir hayata;  100 bin cilt eser inceleme, on bin eseri etüdü ve 1500 eseri bililer tarihine kazandıran Sezgin, deyim yerindeyse bir arı misali gece gündüz çalışarak 18 ciltlik İslâm Bilimler Tarihi külliyatını meydana getirir.” diyen Polat, Sezgin’in eserleri arasında en dikkat çekeninin, GAS diye bilinen ve ilk cildi 1967 yılında yayımlanan Geschichte des arabischen Schrifttums (Arap-İslâm Bilim Tarihi)  olduğunu ifade etti. Çünkü bu eser, Carl Brockelman’ın kitabını tamamlama düşüncesiyle başlanmış, ancak eserde yer almayan zengin miras keşfedilince müstakil bir kitap olarak yayımlanmıştır. Polat, Fuat Sezgin’in hocası Ritter’in değerlendirmesini almak için eserin birinci cildini gönderdiğinde, tecrübeli hocasının “Böyle bir çalışmayı daha önce kimsenin yapamadığını ve bundan sonra da yapmasının zor olduğunu” ifade ederek onu kutladığına dikkat çekti.

Bilim tarihini sadece Batılı tarihçilere bırakmamak gerektiğini dile getiren Polat,  Sezgin’in Müslüman âlimlerin buluşlarını ilim âleminin gündemine dâhil ettiğini kaydetti. Fuat Sezgin’in önemli bir bilim tarihçisi olduğunu belirten Polat, gençlerin İslâm bilim tarihine bakışı çok farklı olan Sezgin’in eserlerinden öğreneceği çok şey olduğunun altını çizdi.  Konferans öğrencilerin sorularının cevaplanmasıyla sona erdi.

Medeniyetimizin Mirası

Okul Müdürü Erdoğan Söylemez, konferansın ardından yaptığı konuşmada, eğitimde tahsil, talim ve terbiyenin önemli unsurlarından birinin öğretmenler olduğunu söyledi. Sezgin’in çabalarının medeniyetimizin mirası bakımından ufuk açıcı olduğuna değinen Söylemez, “Bir işin temelinde aşk, gönül ve azim olursa, o işin bereketi mutlaka fazla olur.” dedi. Söylemez,  konferansın öğrencilerin ufkuna, bilgi ve birikimine, yetişmesine önemli katkı sunduğunu vurgulayarak, “Eğitim süreçlerimize kendi bilin tarihimizin kök figürlerini katabilirsek, bunu başarabilirsek,  azim ve kararlılıkla bu eğitim seferberliğini yapabilirsek Allah’ın yardımıyla ve inayetiyle muvaffak olma ihtimalimiz yüksek olur. Merhum Fuat Sezgin’i farklı bir yaklaşımla bizlere sunan Uğur Polat beye çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.