İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Eğitim ve de Kültür

İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğümüz ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü ile öğrenciler müze, kütüphane ve sanat mekânlarından etkin şekilde yararlanıp, tarihi mekânlarda ders yapabilecek.
Eğitim ve de Kültür

Bir şehirde ikamet edenlerin şehirlerine sahip çıkmaları ve o şehrin kültürel mirasının kendi iç dinamikleriyle sürdürülebilirliğinin sağlanması ancak şehirde yaşayanların kültürel mirasa ve bu alanla ilgili etkinliklere dair bilinç düzeyinin arttırılmasıyla mümkündür.  İstanbul’un tarihi zenginliği açısından müzeler, nadir eserler kütüphaneleri ile eğitim ortamları arasında köprüler kurulması gerekiyor.

Bu kapsamda İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğümüz ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü ile öğrenciler müze, kütüphane ve sanat mekânlarından etkin şekilde yararlanıp, tarihi mekânlarda ders yapabilecek. Topkapı Sarayı Müzesi´nde gerçekleşen protokolü İstanbul Millî Eğitim Müdürümüz Levent Yazıcı ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz   imza altına aldı.

Eğitim Ortamlarını Zenginleştirmek

İmza töreninde konuşan İl Millî Eğitim Müdürümüz Yazıcı, öğretmen ve öğrenciler için yeni dönemde 2023 Vizyonu doğrultusunda çok önemli bir adım attıklarını söyledi. Yazıcı, Millî Eğitim Bakanlığı’nın yeni dönem çalışmaları içerisinde çağın ve geleceğin beceriyle donanmış ve bu becerilerini insanlığın faydasına kullanabilen, bilime meraklı, kültür ve sanata duyarlı, ahlaklı bireyler yetiştirme hedeflerinin bulunduğunu dile getirdi. Kültür ve sanat ortamlarının öğrencilerin çok yönlü yetiştirilmesi açısından önemli olduğunu ifade eden Yazıcı, şöyle konuştu:

“Çocuklarımız eğitimi sadece okulda dört duvar arasında algılamasınlar. Sanatın, kültürün olduğu ortamların, kütüphanelerin, zenginliği içerisinde oluşan ortamların arasında yer alarak buralardan da yararlanmalarını istiyoruz. Öncelikle öğrenci ve öğretmenlerimizin bir eğitim modeli olarak müzelerden yararlanmasını istiyoruz. Tarihle, kültürle ilişkili birçok konunun okul ortamı yerine müzelerde, kültür ve sanat ortamlarında işlenmesini istiyoruz. Ders programları içerisinde bunlara yer verilmesini çok önemsiyoruz. Bu ortamlarla birlikte İstanbul’u tanıma noktasında planlanmış geziler yapılacak. Beraberinde de bunlarla ilgili bilgi-beceri yarışmaları düzenlenecek. Önce ilçelerde sonra bütün İstanbul’u kapsayacak bir tasarımla bunları hayata geçirmek istiyoruz.”

Okul kütüphaneleri ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü´ne bağlı kütüphaneler arasında entegrasyon sağlamak istediklerini aktaran Yazıcı, ayrıca öğrencilerin dil becerilerini geliştirip,  diyaloglarına hız kazandırmak istediklerini belirtti. Öğrencilerin tarihi mekânlardan da istifade edebileceklerini dile getiren Yazıcı, “Örneğin tarih dersiyle ilgili öğrencilerimiz, somut olarak olaylar örgüsünü Topkapı Sarayı’nda da öğrenebilecek. Sadece burada değil kendilerine en yakın diğer ortamlardan da istifade edecekler. Müze gezmeyen öğrenci kalmasın istiyoruz. Zira günümüzde müzeler sadece koleksiyonları saklayan ve sergileyen yerler değil aynı zamanda toplumla yakın ilişki kuran, eğitim faaliyetleri, müzik etkinlikleri düzenleyen pro-aktif kurumlardır. Kentin çeperinde yaşayan öğrencilerimizin müzelere hatta hiç görmedikleri tarihi yarımadaya, boğaza ziyaretlerinin sağlanması için kalıcı ve sürdürülebilir uygulamalar düşüneceğiz. Ayrıca öğrencilerimizin konser, sinema ve tiyatro salonları başta olmak üzere kültür sanat alanındaki etkinliklere katılımını artırmaya yönelik farklı modeller de uygulama amacındayız.” diye konuştu.

Kültür ve Sanata Erişim

Yazıcı, “Günümüzde kültür ve sanat faaliyetlerine erişim ve katılım imkânlarının geliştirilmesi kültür politikalarının temel öncelikleri arasında kabul ediliyor. İstanbul’da zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerimizin kültür-sanat izleyicisi olması ve kültür-sanata katılım alışkanlıklarının geliştirilmesi için bu doğrultuda bir eylem planı hazırlanması oldukça yararlı olacaktır” ifadelerini kullandı.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun ise önemli olanın insanın kendi kimliği, kişiliği, kendi tarihi, kendi coğrafyası ve kültür ikliminde en güzel şekilde yetişerek dünyaya örnek, bütün insanlığı kucaklayacak bir duyguyla bezenmesi olduğunu söyledi. Kültür ve eğitimin ayrılmaz bir bütünün iki parçası olduğunu belirten Coşkun, şunları kaydetti:

“İki müdürlük olarak bakanlarımızın imzalamış olduğu protokol çerçevesinde çok kapsamlı bir protokol metni hazırladık. Öğrenci ve öğretmenlerimize büyük müjdelerimiz var. Protokolü Topkapı´da imzalamayı önemsedik. Burası tarihin, dünyanın, sanatın, eğitimin kalbi…  Burası, bir idare merkezidir ama aynı zamanda Osmanlı´nın en iyi eğitim, sanat ve edebiyat kurumunun olduğu yerdir. Topkapı, tarihte hem eğitimde, hem kültürde, hem sanatta, hem idarede dünya tarihine örneklik oluşturacak bir mecra. Bundan sonra müzelerde, kütüphanelerde, okullarda çok farklı bir gelişim olacaktır.”

Yılmaz, kendilerine bağlı bütün mekânların aynı zamanda bir ders alanı özelliği taşıdığını belirterek, “Yine Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı bütün mekânlar bizim uzmanlarımızın seminer yapabilecekleri ve hazır insan unsuruna kendi birikimlerini aktarabilecekleri bir alan özelliği taşıyor.” diye konuştu.

16-11-201816-11-201816-11-201816-11-201816-11-2018

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.