İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenen “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni” İl Milli Eğitim Müdürlüğünce gazi, şehit yakınları ve vatandaşlarla yapıldı.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni

Zeytinburnu Şehit Tolga Ecebalın İmam Hatip Ortaokulu’nda düzenlenen anma törenine, 15 Temmuz Şehit İbrahim Yılmaz’ın abisi İsa Yılmaz,  Şehit Tolga Ecebalın babası Tarkan Ecebalın,  Şehit eşi ve Gazisi Vahide Şekaftlioğlu, Şerife Boz, Gazi İlyas Dirin, Şehit eşi Gülsu Naiboğlu ve yakınları, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Zeytinburnu Kaymakamı  Ali Taşkın Balaban,  Garnizon Komutanlığı Temsilcisi Zeytinburnu Askerlik Şube Başkanı Personel Albay Halil Akar, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci ve vatandaşlar katıldı.

Anma töreninde konuşan Vali Şahin, 15 Temmuz öncesi ve sonrasında yitirdiğimiz tüm şehitleri rahmetle, şükranla andığını belirterek, “ Bu milletin istikbaline, istiklaline, geleceğine ve kaderine el koymaya çalışanlar, vatanına ihanet edenler o gün aziz milletimizden büyük bir tokat yedi. Bütün dünya belki de tarihinde eşine çok az rastladığı bir ders görmüş oldu.” dedi.

Bu milletin  hiçbir zaman esarete boyun eğmediğini ve  tarihi boyunca devletsiz hiç kalmadığının altını çizen Vali Şahin, şöyle devam etti:

” Bu millet kendi iradesini başkalarının eline hiç bir zaman teslim etmedi. Mutlaka bayrağı istiklali oldu. O gün bunu hesaplayamayanlar, birilerinin maşası olarak bu milletin kaderine hükmedeceklerini zannettiler büyük bir ihanete giriştiler. Ama şükürler olsun bu milletin kahraman evlatları buna fırsat vermedi ve bundan sonra inşallah böyle bir harekete hiçbir zaman fırsat vermeyecektir ve bunu bütün dünya ülkemiz üzerinde hesabı olanlar öğrenmiş oldu.”

Vali Şahin, İhanet odaklarının bu millet içersinde tekrar ürememeleri bakımından eğitimcilere önemli görevler düştüğünü vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“ Bağımsız düşünen kedisine verilen bilgiyi sorgulayan nedeni niçinini merak edip araştırabilen, bilim ve mantık süzgecinden geçirdikten sonra bu milletin emrinde fikir haline dönüştürebilen gençlere ihtiyacımız var. Öğretmenlerimiz, bu noktada çok daha önem kazanıyor. Öğretmenlerimizin gelecek nesilleri yetiştirirken bu hususa özellikle dikkat etmeleri gerekir. Bizler artık sadece birisine güvendiğimiz için onun fikrini kabul eden insanlar bireyler olmaktan çıkmalıyız.”

Vali Şahin’in konuşmasının ardından 15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri yaşadığı o geceyi vatandaşlarla paylaştı:

15 Temmuz şehitlerinden İbrahim Yılmaz’ın abisi İsa Yılmaz, vatanımızı milletimizi dönüşü olmayan bir yoldan geri çevirerek, şehit ve gazilerimiz sayesinde bu büyük badireyi atlattıklarını söyledi.

15 Temmuzu sadece bir darbe girişimi olarak nitelemek, hafife almak olduğunu vurgulayan Yılmaz, “O yüzden biz buna işgal girişimi diyoruz. Çünkü darbe girişimlerinde bu millet belini doğrultmaya muvaffak olabildi. 15 Temmuz gecesini mukayese edeceksek Çanakkale savaşı ile mukayese etmemiz daha doğru olur.” dedi.

Şehit Tolga Ecebalın’ın babası Tarkan Ecebalın, ise Şehit Tolganın eşyalarını müze haline getirdiğini ve öğrencilerin bu müzeyi gezmelerini istediğini belirterek,  “Bu müzede sadece Tolga yok bütün şehitlerimiz var. 15 Temmuz köşelerimiz var. Biz ilk baştan gelen öğrencilere o köşeyi gösteriyoruz. İşte Tolgalar niye can vermiş? Diye işte vatan için bayrak için sizin geleceğiniz için can vermişler. Biz öğrencilerden bir söz alıyoruz, anne ve babanızı üzmeden şehit ağabeyleriniz için bu ülkeye sahip çıkacaksınız diyoruz ve bütün derdimiz unutturmamak çünkü bizim unutmama gibi bir şansımız yok 365 gün onlarla yaşıyoruz “ şeklinde konuştu.

Şehit eşi  ve Gazi Vahide Şevkatlioğlu, eşi ile gurur duyduğunu ifade ederek “ Eşimi kaybettim böyle bir vatana binlerce Mehmet feda olsun. Rabbime şükürler olsun. Böyle gurur verdiği için şeref duyuyorum. Bu ülke için bir kere değil bin kere ölünür. Kolay kazanmadık biz bu ülkeyi, hiçbir pişmanlığım yok, bin kere gene giderdim. Çocuklarım babalarını kaybettiler ama ülkelerini kaybetmediler.” diye konuştu.            

15 Temmuz gecesi kamyon ile meydana çıkan Şerife Boz, vatanını bayrağını çok seven bir Anadolu kadını olduğunu anlatarak,  “Vatan benim için ana, baba, namus. Anasız, babasız yaşanır ama vatansız yaşanmıyor. 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin en karanlık en uzun bir gecesiydi çünkü hainler demokrasiyi hiçe sayarak devletimizin tanklarını uçaklarını çalarak halkın üzerine ateş açtılar. Ama Rabbim onlara izin vermedi. İnşallah vermeyecekte. Bu Türkiye’nin bir dönüm noktasıydı. İstiklal mücadelemizdi.”  dedi.

Gazi İlyas Dirin ise, 15 Temmuz’un  eve dönmeyi düşünenlerin değil, vatan uğruna bir an önce cennete kavuşmak isteyenlerin başlattığı mukaddes yürüyüşün adı olduğunun altını çizerek “ Baş komutanımızın çağrısına ses verdiğimiz her isteyenin hükümet yıkıp kurduğu, eski sistemin eskide kaldığını gösteren günün adıdır. 15 Temmuz Cumhuriyetimize sahip çıktığımız günün adıdır.15 Temmuz kimlere ne kadar güvenmeliyiz ya da güvenmememizi anlatan günün adıdır.” şeklinde duygularını aktardı.

Şehit eşi öğretmen Gülsu Naiboğlu,  kara gece olan vahşetin, hainliğin, soysuzluğun  15 Temmuz’un üzerinden   tam bir sene geçtiğini ifade ederek, “ Geriye kalan eşsiz ,evlatsız, babasız,anasız, kardeşsiz, dostsuz kalan bizlerdik. Oysaki bir gerçek vardı ki bu vatan, evlatsız, bayraksız, başsız ve lidersiz kalmamıştır. Ve kalmayacaktır.” dedi.

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci ise, 15 Temmuz’un üzerinden bir sene geçtiğini ve  o günlerde yaşananları bir gün bile unutmadıklarını bundan sonra da unutmayacaklarını söyledi.

O gece bir ihanetin şaşkınlığı ve derin üzüntüsünü, sabahında şanlı bir zafer ve haklı bir gurura çevirmenin Allah’ın lütfuyla aziz milletimize nasip olduğunu anlatan Yelkenci, sözlerine şöyle devam etti:

“Hepimiz biliyoruz ki, 15 Temmuz bir darbe değil, darbe görünümlü bir işgal girişimiydi. Bu topraklardan hiç eksik olmayan düşmanın melun emellerinin farklı bir kılıkla yansımasıydı. Bu kez tetiğe basan bir ecnebi değil, Müslüman görünümlü takiyyecilerdi. Hatırlayalım bunları; bunlar yıllarca içimizde yaşayan samimi görünümlü mürailerdi. Onları yetiştiren, eğitimci görünümlü müfsitlerdi. Milletin rızkına göz dikmiş hayırsever görünümlü hırsızlar idi. Onlar, aynı zamanda yerli görünümlü yabancılar idi. Halkın evlerine, odalarına, mahremine kadar sinmiş, dost görünümlü düşmanlardı. Manevi duygusu yüksek milletimizin samimiyetini sömüren, evlâdını gözünden sakınan anne-babaların yavrularına tasallut ederek onları anne-balarından ayıran munis görünümlü zalimlerdi”.

Yüzlerini emperyalist dostlarına dönmüş ve onların emirlerine amade, sırtını öz vatanına dönmüş bir grup insanın, bize o gece ihanetin ne olduğunu an be an gösterdiğini ifade eden Yelkenci, sözlerini şöyle tamamladı:

“ Tarih sayfalarında ihanete dair misâller çoktur, ama böylesini bulmak zordur. Uzun yıllar millî ve manevi duyguları sömürüp emperyalist zihniyete hizmet etmiş bir terör örgütünden bahsediyoruz. Savaş meydanında dost da düşman da bellidir. Silah bellidir, müsellah bellidir. 15 Temmuz’un diğerlerinden farkı işte burada gün gibi ortadadır ki, o gece kan akıtan da, kanı akan da aynı millettendir. Türkiye’yi kapitalizmin uşağı haline getirmek isteyen zihniyet, bir insanını bile sahaya sürmeden, hiçbir maliyete katlanmadan Türkiye’ye saldırmıştır. Modern psikolojinin yöntemleriyle içimizden birilerini devşirerek, kendi özüne hain yetiştirerek yıllarca uğraş verdiği emellerini bir gecede elde etmek istemiştir. Türkiye’nin idaresini bir gecede ele geçirmek suretiyle bu toprakları işgale açık hale getirmek istemiştir. Ancak bilmiyorlardı ki karşılarında büyük bir kararlılıkla ve sağlam bir duruşla kutlu davasını; Kur’an, Ezan, Bayrak ve Vatan sevdasını her fırsatta tüm cihana güçlü bir sesle haykıran bir Cumhurbaşkanı ve O Cumhurbaşkanı’na, liderine inanmış ve Onun ardından giden büyük ve kahraman bir Millet vardı. Tarih, bu ihaneti tüm detayları ile yazacak, en nihayetinde aziz milletimizin bir geceye sığdırdığı şanlı zaferi anlatmada yetersiz kalacaktır. Zira bu topraklar namlunun ucunda Cennet’teki makamını gören kahraman bir milletin evlatlarıyla doludur. Kalplere inen sekinet ile birlikte bu topraklarda zafer, birlik ve beraberlikle gelir. Bu birlik ve beraberliği kıyamete kadar korumak tabii ki en önemli vazifemizdir.

Aramızda o gece şehit olmuş kahramanlarımızın yakınları, gazilerimiz var. Emin olunuz ki bu vatan evlatları sizi ve sizin sevdiklerinizi asla unutmayacak. Şehitlerimizin yeri geldiğinde, ecdadın şecaatini büyük bir şuurla devam ettirdikleri gibi, bizler de şehitlerimize karşı vazifemizi büyük bir ağırbaşlılıkla yerine getirmeye çalışacağız. Eğitim ordusu olarak bizler, “Bu vatan kimin?” sorusuna, yürekten “Benim” diyen nesiller yetiştirmek için canla başla çalışacak, mücadele ve mücahede edeceğiz ki bir daha birileri çocuklarımızın zihinlerini ve gönüllerini ele geçiremesin.”

Anma töreninin sonunda 15 Temmuz gecesini anlatan belgesel yayınlandı.

 

 17-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-201717-07-2017

 

 

 

 

 

 

Binbirdirek M.İmran Öktem C.No1 Eski Adliye Binası Sultanahmet/Fatih/İSTANBUL - (0212) 455 04 00

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.