
SAYIN ANNE VE
BABALAR!
Başarılı olmak, başarıya ulaşmak, insanın temel
güdülerindendir. Öğrenci, yaptığı çalışmaların başarıya ulaştığını fark ederse,
öğrenmesi olumlu yönde etkilenir ve başarı, öğrenme için ödül olur. Başarılı bir
karne öğrenciyi mutlu ettiği kadar anne babayı da mutlu eder.
Başarısız bir karnede ise, siz anne ve babaya düşen görev; öğrencinin gelecekle ilgili cesaretini kırmamak ve sabırla ileride bu sorunların üstesinden gelecek motivasyonu ona kazandırmaktır.
Başarısız bir karne getiren öğrenciye dayağa yeltenmek, azarlamak, aşağılamak,tatilden mahrum etmeyle tehdit etmek veya başka ceza yöntemlerine başvurmak yerine “Belli ki şu derslerden daha çok yardıma ihtiyacın var; bu sorunu nasıl çözebiliriz? Ama önce güzel bir dinlenme ile yorgunluğunu atmalısın, sonra birlikte çözüm yollarını aramalıyız.” diyerek yaklaşmalıyız. Derslerdeki başarısızlığı telafi edecek imkanlar arayıp uygulamaya geçirmek, daha yapıcı ve akılcı bir yol olacaktır.
Her çocuğun ilgi, yetenek ve zihin kapasitesi birbirinden farklıdır. Bundan dolayı aileler, çocuklarını iyi tanımak zorundadır. Çocuklarını kendi kapasitelerinin üzerinde bir zorlamaya sokmamalıdırlar.
Çocuğunuzun içinde bulunduğu yaş dönemi de, başarısını olumlu ya da olumsuz etkileyebilir. Okula yeni başlamak, ergenlik dönemi içinde olmak veya birden fazla yeni öğretmenle karşılaşmak, çocuk için olumsuz bir etki yaratabilir. Bazı dönemlerde çocuğun ders dışında da pek çok sorunu olabilir. Tüm bu sorunları aşmasında çocuğa yardım edilmelidir. Bunun için de; çocuğunuzla yabancılaşmadan, uzaklaşmadan, O’nun yanında olduğunuzu göstermelisiniz. Kısa tatil dönemi arayış dönemi olmalı, nedenleri belirleyip, olumlu sonuca ulaşma çabası içine girilmelidir.
Çocuğunuz, her yıl getirdiği karneden farklı olarak, zayıf olmasa bile geçmişe göre biraz daha düşük notlardan oluşan bir karne getirmiş olabilir. Böyle bir durumdaki öğrenci de hassastır. Ona bu durumda geçmişiyle karşılaştırma yaparak olumsuz mesajlar vermeyin. Başarısını, şaşırmadan, soru sormadan tebrik edin. Bu geriye gidişin nedenini öğrenmeyi daha sonraki uygun bir zamana bırakın.
Bir çok öğrenci başarısız karneden, anne-babanın tepkisinden, en önemlisi de
çevresindeki anlayışsız, hoşgörüsüz, yargılayıcı, aşağılayıcı kimselerden
göreceği davranışlardan korkmaktadır. Çocuklarınızı çevrenizdeki başka
çocuklarla karşılaştıran, rekabeti acımasızca eleştiren kimselerden, çocukların
başarısızlıklarının uzun uzun dillendirildiği ortamlardan uzak tutun. Böyle
durumlarla karşılaşıldığında çocuğa destek olunmalıdır. Aksi durumda çocuğunuzda
güvensizlik, suçluluk, yetersizlik duygusu pekişecektir.
ÇOCUKLARINIZI KİMSEYLE KIYASLAMAYIN!!!
Karne, çocuklar arasında ayırımcılığa, başarısızı
cezalandırmaya bir sebep olmamalıdır. Hayat başarısının okul başarısıyla sınırlı
olmadığı bilinmeli, çocuğun zekasının yanı sıra duygusu, hayali, arzusu olan
sosyal bir varlık olduğu kabul edilmeli, başarısız bir karnenin çocuğun içinde
bulunduğu olumsuz bir durumun belirtisi olabileceğinin anlaşılmasına aracılık
etmelidir. Bundan dolayı okul, öğretmen, anne-baba ve öğrenci arasındaki
işbirliğinin sağlanması çok önemlidir.Karnedeki notlar; çocuğun bilgi düzeyini
gösterir, kişiliğinin ölçütü değildir.
“HİÇ BİR KARNE ÇOCUĞUMUZDAN DEĞERLİ DEĞİLDİR.”
Unutmayın!
Başarısızlık Durumunda;
- Başarısızlığın nedenini düşünmek,
- Yapıcı bir çözüm yolu aramak, alternatif göstermek,
- Başarısızlığın sonuçlarının yaşanmasına izin vermek,
- Çocuğu yüreklendirecek olumlu ifadeler kullanmak gerekir.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü