Sayın Valim

Saygıdeğer İstanbullular

Sevgili Çocuklar

 

Ülkemizde demokratik hayatın temellerinin atıldığı ve egemenliğin kayıtsız ve şartsız millete ait olduğunun bütün dünyaya ilan edildiği günün 88. yılını idrak etmenin onuru ve gururu içindeyiz.

        Millî iradenin temsilcilerinin oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı bugün hem kurtuluş savaşımızı zafere götüren yolun başlangıcı, hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin müjdesi olmuştur.

          88 yıl önce bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurulmasıyla, tüm dünyaya yeni devletin demokratik bir yapıya sahip olacağının ilk mesajı verilmiştir.

          Demokratik düzen, insan hak ve özgürlüklerinin en iyi şekilde korunduğu ve saygı gördüğü düzendir. Temel nitelikleri; adaletin ve hukukun üstünlüğü olan bu düzen, insan onur ve haysiyetinin, söz, düşünce, kanaat, din ve vicdan özgürlüğünün de, en büyük güvencesidir.

          Özgürlükçü demokratik düzende, Milli Egemenlik, demokrasinin temel ilkesidir.

          Büyük önder Atatürk, bunun için yeni Türk Devletini, Demokrasi prensibini en asri ve mantıki hükümet şekli” diye tanımladığı, Cumhuriyet sistemini de kurmuştur. Cumhuriyet, bizim devlet ve demokrasi anlayışımızı mükemmel bir biçimde ahenkleştiren ve bizi çağdaş dünya ile buluşturan bir sistem olmuştur.

       Saygıdeğer İstanbullular

         Yüce Atatürk, Milli Egemenliğimizin ilan edildiği 23 Nisan tarihini, Türk Çocuklarına bayram olarak armağan etmiştir. Bu bayram dünyadaki ilk çocuk bayramıdır.

 Yakın tarihimizin en önemli günlerinden biri olan 23 Nisan’ın Milli Egemenliğin yanı sıra, çocuk bayramı olarak da kabulü çok anlamlıdır. 23 Nisan 1920’de oluşturulan siyasal ve sosyal yeni değerler topluluğunun gelecekteki güvencesi, bugünün küçüğü yarının büyüğü olan Türk çocuklarıdır.

          Çocuk; birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, sevginin ve içtenliğin simgesidir. Onun gönlünde açacak bağımsızlık ve egemenlik çiçeği, sonsuza kadar sönmez. Daha çocuk yaşta egemenliğin değerini ve önemini kavrayan insan, onun sürekli koruyucusu ve kollayıcısı olur, ona sahip çıkar

       Değerli Velilerimiz ve Sevgili Öğretmenler

         Bizler de, devlet ve millet olarak çocuklarımıza ve gençlerimize sahip çıkmalıyız. Onlar temiz ve sağlıklı bir ortamda, kaliteli eğitim alan varlıklar olarak yetiştirmeliyiz. Onları küreselleşen dünyanın onurlu bir ferdi olarak hür ve egemen bir toplum oluşması, hür bireyler yetiştirmek için, bütün imkânlarımızı seferber etmeliyiz.

          Onlara vatan, millet, devlet ve bayrak sevgisini aşılamalıyız, onları, milli ve manevi değerleri, kişisel değerlerin üstünde tutan, ülkesi ve milleti için çalışmayı en kutsal görev bilen yurttaşlar olarak yetiştirmek asli görevimizdir.

       Sevgili Çocuklar,

      Sizler de, kendinize, ailenize, milletimize, vatanımıza, milli kültürümüze, bağımsız, demokratik ve hür yaşayışımıza, milli ve manevi değerlerimize, inançlarımıza ve ideallerimize karşı görev ve sorumluluklarınız olduğunu unutmayınız.

          Hak sahibi olabilmek için, önce kendi görev ve sorumluluklarınızın, gereğini yapmak zorundayız.

          Bunun için tek yol, çalışmak, çalışmak, çok çalışmaktır. Çünkü her başarı, çalışmanın ve fedakârlığın sonucudur.

          Ancak, bu şekilde davranmakla, daha ileri, daha uygar, daha gelişmiş ve daha zengin bir millet haline gelebilir ve Atatürk’ün öngördüğü, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabiliriz.

         Ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti, sizlerin bu bilinçli çabalarıyla, dünya devletleri arasında, layık olduğu seçkin yeri alacaktır.

         Bugünü, aynı zamanda çocuklara bayram olarak armağan eden Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, O’nun silah ve mesai arkadaşlarına, Birinci Meclis’in bugün ebediyete intikal eden bütün mensuplarına hürmet, saygı ve şükranlarımı arz ederim.

          Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepimize kutlu olsun!